28 Aralık 2010 Salı

Zaman Değil Sevgilim Geçip Giden Habersiz…

Bitti bitiyor derken 2010’un da sonuna geliyoruz. Değişik umutlarla, hayallerle başladık, hedeflerimiz planlarımız vardı. Mesela ben 2010 listeme şunları yazmıştım:

•Z Point eğitimi
•Reiki eğitmenliği
•Bir grup çalışması
•Haftasonlarının daha verimli kullanılması
•Arkadaşlarımla düzenli görüşmeler
•Ayda 3 kitap okuma
Z Point eğitimimi tamamlayıp Türkiye’nin ilk sertifikalı Z Point koçu olduğumu ve Reiki Master / Teacher olduğumu söylemiş miydim? Bunların dışında bir de İsim Koçluğu geldi ki, bu listede yoktu.. Bir grup çalışması yapmayı çok arzu ediyordum ama konusunu, zamanını, formatını hiç bilmiyordum. Mutluluk Projesi kitabını okuduktan sonra bununla ilgili bir grup çalışması yapma fikri oluşuverdi. Haftasonlarımı daha düzenli ve verimli kullanıyorum, hem bişeyler yapmak, hem de dinlenmek adına.. Üniversiteden arkadaşlarımla düzenli buluşmayı sağlamak için “altın günü” yapıyoruz :) Bazı aylar 1 ya da 2′ye düşmekle beraber tatillerde artırarak belli sayıda kitap okuma hedefime de ulaştım..

Peki siz listenizdekilerin kaçını gerçekleştirdiniz, neler kaldı yapamadığınız, hangilerinin olmayacağına kanaat getirdiniz bir bakalım:

•Sağlığınız nasıl, sigarayı bıraktınız mı, ya vermek istediğiniz kilolar duruyorlar mı hala yerlerinde?
•Eşinize / sevgilinize, çocuklarınıza, arkadaşlarınıza daha çok vakit ayırıp onlarla kaliteli zaman geçirebildiniz mi?
•İstediğiniz kitapları okuyabildiniz mi, yoksa hala kapakları açılmayı mı bekliyor?
•Patronunuzla daha iyi anlaşıyor, elemanlarınıza söz geçiriyor musunuz?
•Borçlarınızı ödediniz, hatta bir kenara para koymaya başladınız mı?
•Evinizi istediğiniz gibi lila rengine boyadınız mı bu yaz, yoksa seneye mi kaldı?
•Kararlarınızı uyguladınız mı yarıda mı bıraktınız?
•Ve en önemlisi kendinizi yapamadıklarınız, bitiremedikleriniz, başaramadıklarınız yüzünden hırpalıyor musunuz, yoksa dersini almanın olgunluğu ve güveniyle yola devam mı ediyorsunuz?
Bunların arasından 2011’e kalanlar olabilir ve eminim 2011 için koyduğunuz yepyeni hedefleriniz vardır. Hedeflerinizi gerçekleştirmek, hayatınızda bişeyleri değiştirmek ve dönüştürmek adına faydalı olacağına inandığım bir yol haritası paylaşmak istiyorum:

1. 2010’daki en büyük 3 başarınızı belirleyin. 2010’un sizin için zor bir yıl olduğunu bile düşünseniz eminim kendinizle gurur duymanızı sağlayacak başarılı bişeyler mutlaka vardır.

2. Herbir başarınızdan ne öğrendiğinizi analiz edin. Bu başarıların size kattıkları ve öğrettikleri ne oldu?

3. 2010’daki en büyük hayalkırıklığınızı tespit edin. Hangi konuda sükut-u hayale uğradınız, bir inceleyin.

4. Her hayalkırıklığından ya da ulaşılmayan
sonuçtan ne öğrendiğinize bakın şimdi de.. Hepimizin kendimizce başarısızlıkları var… Burada önemli olan bunun nedenlerini analiz edip, neleri daha farklı yapabileceğinizi düşünüp, bunlardan gelecekte nasıl kaçınabileceğinizi bulmaktır. Yani başarısızlığa değil, aldığınız derse odaklanın.

5. Kendinize nasıl sınırlar çizdiğinize, kendinizi nasıl engellediğinize ve hatta durdurduğunuza bakmak ister misiniz? İnanın bu çok önemli. Ve inanın sizi en çok engelleyip, sınırlar koyan yine sizsiniz..

6. Bütün bu bilgileri gözden geçirin; bu sorularla daha önce farketmediğiniz neler öğrendiniz? Bu sadece kendinizi daha iyi tanımak için değil, aynı zamanda 2011’de hayatınızda fark yaratabilmek için de gerekli.

7. Ve geldik en önemli adıma: Bu edindiğiniz bilgileri 2011 için kullanın. Eylem planınızı, zaman çizelgenizi yapın ve daha iyi bir siz yaratın!

* Hedefinizi açık ve net bir şekilde tanımlayın.

* Neden bu hedefe ulaşmak istediğinizi yazın: Kendinizi mutlu mu hissedeceksiniz, terfi etmeniz için bu eğitimi almanız mı gerekiyor, sağlıklı mı olacaksınız..?

* Hedefinizin ölçülebilir olmasına dikkat edin: 1. dönem 5 dersten geçmek, 7 kilo vermek, haftada bir sinemaya gitmek, ayda 2 kitap okumak gibi..

* Hedefinize ne zaman ulaşacağınızı belirleyin: Bahar geldiğinde demeyin 1 Nisan 2011 deyin, yıl bitmeden yerine 30 Kasım diyebilirsiniz.

* Hedef cümlenizi ZATEN buna sahipmişcesine yazın: 1 Nisan 2011’de 55 kilo olduğum için çok mutluyum..

* Hedefe varmak içim yapmanız gerekenleri planlayın, gerekli hallerde planınızda değişiklik yapacak esnekliğe sahip olun.

* Hedefinizle ilgili yazabilir, kestiğiniz resimlerle yaratıcı imgeleme yapabilir ya da meditasyon çalışması yapabilirsiniz. Hissedin, görün, işitin!…

* Kendinize söz verin.. Bu sizin hayatınız, sizin hedefiniz ve bunu kendiniz için yapıyorsunuz.

* Hedefe ulaştığınızda bunu kutlayın..

Olmak istediğiniz kişi olmanız için, istediğiniz hayatı yaşamanız için bugüne kadar yapmadığınız bişeyler yapmanız gerekiyor. Hazır mısınız? Ee hadi o zaman.. Takvimler faydalıdır ama aslolan ŞİMDİ’dir. O yüzden BUGÜN BAŞLAyın.. Hazırlıklarınızı yapın, yol haritanızı çizin, size gerekli olacak donanımı hazırlamaya başlayın… SİZ İSTEDİĞİNİZ VAKİT, EVREN DE BÜTÜN İMKANLARINI SİZİN İÇİN SEFERBER EDECEKTİR.

Hayatınızda olan olmayan şeyler için kendinizi ve başkalarını suçlamaktan vazgeçin; SORUMLULUĞUNUZU ALIN, GÜCÜNÜZÜN FARKINA VARIN ve imkansız gibi görünen şeyleri YAPABİLECEĞİNİZİ BİLİN.

HAREKETE GEÇ
me zamanı, HAYATTAN KEYİF ALmak sizin de hakkınız.

Yeni yıl hepimize mutlu, uğurlu ve hayırlı OLsun… Sağlık olsun, başarı olsun, bolluk bereket olsun, huzur ve keyif dolsun, aşk olsun, e daha ne olsun…

Sevgimle kucaklarım…

6 Aralık 2010 Pazartesi

Çekim Yasası Dediğin, Çeker!...

Hıdrellez’de kağıda çizilip de gül dalına bağlanan ev – araba resimlerini bilirsiniz. Ben de ilk arabamı bir önceki yılın Hıdrellez’inde gülün altına gömdüğüm bir oyuncak araba sayesinde almıştım, hem de tam oyuncağın renginde; yeşil!.. :)

Bir gazete haberinde de şöyle diyor:

“Rizeli gemi kaptanı 30 yaşındaki Levent Diril, dayısının marketinde çalışan 25 yaşındaki Filiz Gençtürk ile 6 yıl önce tanıştı. Levent Diril, o yıl 14 Şubat sevgililer gününde kız arkadaşına hediye için özel olarak matbaada bir adet düğün davetiyesi bastırdı. Diril, davetiyenin tarih bölümüne ise rastgele seçtiği 10.10.2010 tarihini yazdırdı. Düğün salonu yeri bölümüne de ‘10.10.2010 düğün salonu’ ibaresini ekletti.
Aradan geçen sürede arkadaşlıklarını ilerleten çift geçen yıl evlenme kararı aldı. Levent Diril, evlilik tarihi olarak sevgililer gününde yaptırdığı davetiyeye yazdırdığı 10.10.2010 tarihini seçti. Ailelerin de uygun görmesiyle çiftler bugün Rize’de bir düğün salonunda gerçekleştirilen düğünle
dünya evine girdi.
Levent Diril, eşiyle 2004 yılında tanıştığını belirterek ‘Tanışmamız sevgililer gününe yakın bir tarihti. 14 Şubat 2004 tarihinde sevgililer gününde hediye amacıyla eşime özel bir davetiye bastırdım. Hem bir jest olsun, hem de evliliğe bir adım atma düşüncemiz oluşsun diye mesaj vermek istedim. Sonradan arkadaşlığımız ilerledi. Düğün tarihine geçen yıl karar verdik. Bu tarihi de o davetiyeden esinlenerek belirledik’ dedi. “

Şimdi gelelim daha canlı bir örneğe: Ben de eşimle çıkarken, bir gelin dergisinden kestiğim fotoğrafta gelinle damadın başları yerine bizim fotoğraflarımızı yapıştırmıştım. Bir süre akşamları yatarken hep bu revize fotoya baktım. Sonra kaldırmışım ve unutmuşum gitmiş.. Aradan yıllar geçti, evlendikten sonra bir gün notlarımı temizlerken içinden çıktı, koşa koşa gidip Baturhan’a gösterdim. Ben imajinasyonu Nisan 2005’de yapmışım, Baturhan bana Nisan 2007’de evlenme teklif etti ve Temmuz’da da evlendik.. :) Bu resim şimdi benim kişisel – ruhsal gelişim defterimin canlı sayfalarından birinde yapıştırılmış olarak duruyor. Özellikle “canlı” dedim, “tozlu” değil.. Zira her an elimin altında, yaşayan bir defter.. Bütün farkındalıklarım, imajinasyonlarım, rüyalarım, yaptığım çalışmalar, hepsi orda…
Sözün özü, lütfen isteklerinizi zaten olduğuna inanarak, şüpheye düşmeden ve saf bir niyetle isteyin. O iş, o eş, o ev ya da araba, o olay ZATEN var, yapmanız gereken sadece onu kendi gerçekliğinize çağırmak. Booth’un dediği gibi, “Hayatta umutsuz durumlar yoktur, sadece umutsuzluk besleyen insanlar vardır.”
Sevgimle kucaklarım :)