18 Eylül 2009 Cuma

Herhangi Birgün...

“Hiç güzel şeyler yazmıyorsun” dedi, “senin yazdıklarını artık ben bile okumuyorum; eskiden ne güzel herşeyden yazardın, şimdi çok teknik yazıyorsun...” İnsan karısına hiç böyle der mi, bozuldum tabii..
Oysa yazdıklarımdan ne kadar mutluyum, “yaşasın bu hafta da bişeylerim var insanlara sunabileceğim, onların hayatına dokunacak şeyler..” diye seviniyorum.. Oysa daha önceden de şöyle hafifçe dokundurmuştu, “seni okumuyorum” diye.. Sahi yazdıklarım sevilmiyor mu artık.. Hay allah yaaa... :( Olsun, 1 kişi bile varsa ekranın ardından ulaştığım, yazdıklarımın ardındayım, pişman değilim, gene yazacağım!...
Bu kadar teknik yazının arasında ne var ne yok diye baktım hayatımda.. Hepinizinki gibi aslında..
“Radyolu saatimin şarkılarını ninni yerine koyar da uyurum” diye saati hemen susturmakla başlayan günlerim var..
Penceremin önünde sabah kahvaltılarını bekleyen boy boy kediler var.. Bir de ben salona girince fanusunda bir o yana bir bu yana hızla yüzen evlilik yıldönümü hediyesi balığım..
Ertesi gün giyilmek üzere çoğunlukla akşamdan düşünülüp ayarlanmış giysiler, yaşasın bunun da içine girebiliyorum artık dediğim eteklerim pantolonlarım, renk renk incik boncuklarım var..
Bu renk gözlerimi güzel gösteriyor dediğim farlarım, kirpiklerimi ok gibi yapan rimelim var..
Bugünlerde gene çok dökülmeye başlayan ilkokul 3’den beri ak düşmüş, şimdilerde omuzlarıma dökülen saçlarım var..
Sabah arabada işe giderken ettiğim dualar, koyduğum niyetler var..
Gün boyu çalıştığım bir işim, konuştuğum insanlar, yazdığım yazılar var..
Koçluk çalışması yaptığımız, hayatlarına dokunmama, yol arkadaşları olmama izin veren güzel insanlar var.. Hele bir de hayatlarında bişeyler değişip geliştiği zaman bunu coşkuyla, sevinçle ve heyecanla anlatmaları var ki, bundan büyük mutluluk duyuyorum..
Affetme Cd’sini yaptığımız Funda var sonra, “sen düşündüklerini söyle, yaparız” diyen..
Reiki ya da prana yapınca “ağrılarım geçti, ne yaptın sen böyle” diyenler var..
Haftasonu yıkadığım çamaşırlar, yaptığım ütüler var.. Sakız gibi çarşaflarım var, hele ilk serdiğimde misler gibi duran ve de kokan.. Neyse ki temizlik için yardım eden Zübeyde var, “abla bu bitti, başka ne var yapılacak” demesi çok hoşuma giden..
İftar soframızda çorba, zeytin, her akşam getirip bir türlü yemediğimiz hurma, zeytinyağlı bişey mutlaka var..
Bazen de hastalıklar var, yatağa düşüren..
Televizyonda, selde yakınlarını ya da mallarını kaybedenleri içim acıyarak izlerken, dışarda yağan yağmurdan sığındığım bir çatım var, yuvam dediğim, sevdiğim..
Yaz boyu oturduğumuz, ılık yaz akşamlarının keyfini komşularla, dostlarla bir bardak çay eşliğinde paylaştığımız balkonumuz var.. Rengarenk sardunyalarımız var sonra, yoldan geçen tanımadığım insanların “bir dal sardunya verir misiniz?” dedikleri..
Canım annem var sonra, hergün saat 10’da arayıp “uyandın mı” dediğim ve bir de babam, yıllar sonra hayatımıza bilgece tekrar giren.. İyi ki varlar..
Kardeşlerim, ablaları olmaktan gurur duyduğum, bir zamanlar evin küçüğü iken şimdi anne ve baba olan, çocuğum gibi sevdiğim canlar var.. Baba olanın Eda’sı var ve İpek’i, anne olanın Battal’ı var ve Defne’si.. Büyük bir aile olmanın keyfi ve mutluluğu var..
Kitaplarım, notlarım, yazılarım, CD’lerim var.. Aralarında kaybolmaktan sevinç duyduğum..
Fotoğraflarım var, yurdumun farklı güzelliklerinde çekilmiş.. Yaşamın tadını en çok hissettiren, çektirmesini sevdiğim kadar, bakmasını da sevdiğim..
Sessizliğim, dinginliğim, bazen telaşlarım, hüzünlerim üzüntülerim var.. Arada gerginliklerim ya da boş çuval gibi ayakta duramayıp yığıldığım anlar var.. Bazen de beklediklerimin olmakta / gelmekte olduğuna dair inancımla çocuk gibi sevinçlerim.. Bir bardak çayla keyiflenen, bir parça çikolatayla tatlanan anlarım var..
Tam tatil planlaması yaparken annemin kırılan bacağı var.. Özellikle ilk günlerinde ona gitmelerim, yemek yapmalarım, onu yıkamalarım var.. Kayınannemin araya giren yüksek tansiyonu, ağrıları, uyuşan kolu, uğuldayan kulakları, gördüğü kötü rüyalar var.. Eh artık sağlık problemleri bitti derken Baturhan’ın feci şekilde burkulan ayağının 2 hafta alçıda kalması var..
Tabii bir de bana bu yazıyı yazdırtan o var: Ayna’nın şarkısındaki gibi hayata öyle bir bakıyorken karşıma çıkan, evimin huzuru aşkımın muzuru, çayımın şekeri adam...
Bunca varın yanında yok olanlar da var tabii, var olmak üzere evrene siparişi verilmiş, üzerinde çalışılmakta olan.. Yakında onlar da var hayatımda..
Böyle işte..
Bu kadar..
Basit, sade ve yalın..
Gündelik hayatım yukardaki gibi.. Hepinizinki gibi aslında...
Ama sanırım bir süre daha böyle olacak yazılarım, teknik yani..
Kocam beni okumayacak..
Ben yazmaya devam edeceğim..
1 kişi için bile olsa..
*******************************************
Biz yarın sabah yola çıkıyoruz, gecikmiş yaz tatilimiz için..
Hepinize ağzınızın ve gönlünüzün tadının yerinde olduğu keyif dolu bir bayram OLsun..
Sevgimle kucaklarım... :)

13 yorum:

meltem dedi ki...

var da var :)
sen yine yaz en azındna okuyan bizler varız birbirimizin benzer ve anlarını anılarını ve heyecanlarını paylaşmak için:)
ay reha muhtar gibi konuştum:P
her nerede ve nerde yaşatılıyorsa:))

iyi tatilleeeeeeeeer!!

Güngör Ekinci dedi ki...

Sevgili cheetos,
Yaz da ne yazarsan yaz.Her satırında öğrenecek bişeyler var mutlaka.Ben de senin, ailenin ve okuyucularının mübarek ramazan bayramını en içten dileklerimle kutluyor, tüm dünyaya barışın, dostluğun, anlayışın, hoşgörünün, bereketin hakim olduğu, savaşların, açlığın, felaketlerin olmadığı, sağlıklı, huzurlu, mutlu nice nice bayramlar diliyorum.

Sevgilerimle,

Belgin dedi ki...

Canim sen yaz biz okuruz, esin okumasin varsin:)) HAyatimizda sevilecek, görülecek, mutlu olacak ne kadar güzellikler oldugunu bu yazinla bir defa daha anlamis oldum, sagol:))
Sana iyi tatiller canim, simdiden bayramin kutlu olsun:)

Kucak dolusu sevgiler:)

Cheetos dedi ki...

Sevgili Meltem, bayram sonrası paylaşacağımız mutlu anılarımız olsun,

Güngörcüm, sana da mutlu ve kutlu bayramlar,

sevgilerimle..

Cheetos dedi ki...

Belgincim, kötü görünüyor bile olsa herşeyin aslında bir hayır barındırdığını öğrendim; tabii başlangıçta kabul etmek biraz zor olsa da.. :)) o yüzden olan herşeye "güzel" olduğunu kabul ederek bakınca hayat pek güzel, hergün bayram tadında.. Mutlu bayramlar..

Brajeshwari dedi ki...

iyi bayramlar Cigdemcim.
Baturhan'a gecmis olsun diliyorum. Bilseydim bi baykus alıp gelirdim:)

Güzel bir tatil gecirin...
Yazma konusuna gelince, sen kendin icin lütfen yaz..

öpüyorum..

Cheetos dedi ki...

Burcucum baykuş hakkımız baki olsun, bekleriz.. :) sana da mutlu bayramlar..

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Sen varsin bunlarin hepsinin icinde..
Dokunup guzellestirdigin herseyle birlikte..
Baturhan, belki de artik ondan daha az bahsettigin icin uzuluyordur kim bilir?
Iyi bayramlar, ikinize de..

teko dedi ki...

var larınla beraber iyi ki varsın çiğdemcim :))

owl dedi ki...

ben yazılarını çok seviyorum, gerçekten...

Osman TUNCAY dedi ki...

blogunuzu yeni fark ettim ama yazılar harika siz yazmaya devam edin :)

Baturhan dedi ki...

Beni sayfanda şikayet ettiğini bile Handan'dan öğreniyorum, tabii yazıları takip etmeyince böyle goller yeniyor; yorumlarda da şimdi bana giydirmişlerdir diye baktım ama okurların kibarlık edip pek dokundurmamışlar..
Ancak bunu sana söylerken ki amacım aslında senin eskisi gibi daha geniş bir profilden bakıp yazdıklarını çeşitlendirmeni sağlamaktı. Evet doğru, son dönemde yazdıkların çok benim ilgimi çeken konular değil ama sen emek verip yazıyorsan benim buna ilgisiz kalmamda söz konusu değil..:)

Beril dedi ki...

Bir de ben varım... Benim hayatımda da sen varsın :)