11 Ocak 2009 Pazar

Küçük Şeyler...

Yeni yılın ilk günleri biraz yoğun, biraz telaşlı, bazen gergin ama yine de hoşluklarla bezeli, insanı mutlu eden anlar ve gülümseten karelerle dolu geçiyor..

Şimdi biraz geriye gidelim:

Yılbaşı akşam işten dönünce Baturhan’ın 2 sürpriziyle karşılaştım: Birincisi yatağımızın üstündeki rengarenk balonlardı.. Şişirmesi kolaymış da bağlaması zor olmuş ama sevgili kocam azimle şişirmiş hepsini. :) İkincisi ise ne zamandır duvara asmak istediğim sertifikalarımı çerçevelenmiş olarak çalışma odamızın duvarında asılı görmek oldu.. Hem çok şaşırdım hem de çok sevindim..

Ortaokul, lise ve üniversitede birlikte okuduğum 2 arkadaşım var. Özlem’le muhtelif aralıklarla görüşüyor, yurtdışında yaşayan Ayda’dan da arasıra haber alıyorum. Ayda’nın kısa bir süre Türkiye’de olduğunu ve benimle görüşmek istediğini, bunun için de tek uygun gününün 1 Ocak olduğunu öğrenince hiç tereddütsüz kabul ettim, “buyrun gelin” dedim, “çay içer laflarız..” Sonra Özlem tekrar aradı ve üniversiteden 3 arkadaşımızı daha çağırıp çağıramayacağını sordu. Biriyle mezuniyetten beri 18 yıldır hiç görüşmemiş, karı-koca olan diğer ikisini de sanırım 1 ya da 2 kez görmüştüm. Heyecanla “tamam” dedim, “her kim arzu ederse buyursun gelsin..”

Perşembe öğleden sonra yeni yılın ilk gününde arkadaşlarım bizdeydi.. İş-güç, çocuk-çoluk, ev-bark, geçim-seçim derken 18 yılın hikayesini 4 saate sığdırdık.. Herbirinin başından neler geçmiş, yüzlere yılların yaşanmışlıkları bir-iki çizgi ilave etmiş ve olgun-oturaklı bir ifade yerleştirmiş.. Hani biz çocukken anne babalarımızın yüzlerindeki gibi.. Büyümüş müyüz ne....

Geçen hafta Nilambara’dan bir mesaj geldi: “Çiğdem'ciğim resim çok hoşuma gitti ve ilk aklıma gelen siz ve baykuşlarınız oldu :) Bu yıl ve tüm yıllarınız böyle güzel bir AŞK ile dolu dolu olsun..” diyordu ve de bir çift baykuş resmini eklemişti mesajına.. Biz de resmi çok beğendik ve Baturhan hemen bir güzellik yaptı; bakın şimdi o baykuşlar kapımızdaki isimliğin üstündeler.. Pek güzel oldu..Teşekkürler sevgili Nilambara..

Geçen hafta sokak köpeklerinin elinden kurtarmamıza rağmen kaybettiğimiz sokak kedimizin ardından minik bir kedi gelmeye başladı.
Daha yavru olmasına rağmen korkmuyor, kaçmıyor ve kendini sevdiriyor.. Üstelik bir de boyuna posuna bakmadan büyük kedilere pati atıyor, onların mamasını da yiyor. Görseniz çok şirin bişey.. Yandaki fotoğraf da bugünden..

Dikkatinizi çekti mi, yazdıklarım hep küçük şeyler.. Balonlar, bir e-mail, arkadaş ziyareti.. Küçük şeyler insanlara kocaman mutluluklar yaşatabiliyor, o yüzden bişey yapacağınız zaman aman “az olur / küçük olur” diye düşünmeyin. Siz gönülden yapın yeter..
Pazar gününüz keyifle devam etsin...

5 yorum:

funda dedi ki...

Küçük derelerdir büyük nehirleri oluşturan
Küçük mutluluklar, küçük, küçücük derelerdir
Büyük nehri ararken üzerinden atladığın
Arkana dönüp de bakmadığın

Küçük mutluluklar
Çıtır çıtır Kızılay simitidir, çayın yanında
Aniden radyoda karşına çıkan şarkı
Kar yağınca tatil olan okul
Başarılı bir rejimin birinci günü
Sokakta sevebildiğin kedi
Yürüyen güvercinin kafası
Tenekedeki fesleğen
Kurumuş çamaşırlar, bir kış ikindisi
Geri gelen elektrik
Babanın hikayeleri
Annenin yemeği
Tamir ettiğin alet
Yeşil tişörtün, yatarken giydiğin
Bir dostun başarısı, neler çektiğini bildiğin
Elini sımsıkı tutan minik el
Dudağında ıslık yürüdüğün yol
Birden çıktığın yolculuk
Sana açılan kapılar
Sana kapıyı açanlar
Hoş gelenler
Hoş buldukların
Yalnız kalabilmek - dilediğinde
Kavuşabilmek - özlediğinde
.
(Gerisini ve milyonlarca satırı boş bırakıyorum;
kendi küçük mutluluklarını yazman,
bundan da küçücük bir mutluluk duyman dileğiyle...)
düş hekimi yalçın ergir

bu şiirir hatırlattı bana bu yazı, sizin küçük mutluluklarınızın bir uzantısı olsun istedim.. sevgiler...

Gölgecik dedi ki...

E-posta adsresine giremediğimden dolayı sayfamda da yayınladığım özür mesajını özellikle sana yollamak istedim

Özür...
Gerçi sayfamı pek okuyan kimse yok biliyorum ama istemeden geçici bir süre blogumu kilitlemek zorunda kaldım.Nedeni ise hani belki para kazanabilirim amacı ile Reklam Store ile başlayan işbirliğimde; doğru kayıt yaptırmamış olmamdan dolayı sayfamda abuk -subuk reklamların yer almış olması idi.

Neyse,durum düzeltildi...Dostlarımın ve hani var ise eğer tüm okuyucularımın beni anlayışla karşılayacağına eminim...

Teşekkürler

Brajeshwari dedi ki...

Yatak ve balonlar süpermiş..Tabela muhteşem olmuş.. Kediler harikalar.. Dostlarla buluşma mutluluk verici her zaman..

Bak bende senin minik mutluluklarından, mutluluk yarattım bir anda :)

öperim...

Cheetos dedi ki...

sevgili Funda, sahiden de "mutlu olacak bikaç şey daha" diye düşünüp mutlu oldum yazdıklarını okuyunca..çay ve simitin yanında tulum peynir de olabilir mi... :)))

Burcucum, böyle bulaşıcı bişi işte mutluluk, küçük küçük ama etkili...

ve sevgili Gölgecik, olur böyle teknik arızalar arada, sen yazmaya devam et lütfen, yeni yazılarını heyecanla bekliyorum.. sevgiler..

Nilambara dedi ki...

Çiğdem'ciğim, buaralar çok fena blog özürlüyüm, zaman bulamıyorum ve takip etmekte hep geç kalıyorum :(
Küçük mutluluklarınla ben de büyük mutluluklar duydum, Baturhan'ı birkez daha takdir ettim ve üç kez tahtaya vurup kulağımı çektim :)
balonlar, sertifikalar ve baykuşlar harika... ellerine, nefesine ama ondan da önce yüreğine sağlık :)
ve ne hoş bir başlangıç yeni seneye... ne güzeldir, yeri bambaşka olan okul arkadaşları ile özlem gidermek :)
küçük mutluluklar ile dolu büyük anlar dileğimle ve sevgilerimle...