15 Eylül 2008 Pazartesi

Adana'nın Yolları Taştan..

Herşey “bugün benim doğumgünüm” başlıklı yazımla başladı.. Adana’dan sevgili İlkay yorumunda, yazdıklarımla onun hayatına dokunmuş olmamdan sözediyordu. Kimdir diye baktığımda bikaç kez yemek tarifi ararken bakmış olduğumu hatırladığım “Pastacı Papatyalar” adlı blogun sahibi olduğunu anladım. Sonra “komşularımız”a yıllar önce sevgili Handan’la aynı lojmanlarda oturmuş olduğunu söylediği bir yorum yazdı. Bu demekti ki, Baturhan’ı da bir şekilde tanıyordu...
Ve geçen hafta birgün benim Adana’ya gitmem gerekti; mesaj yazıp ertesi gün orda olacağımı, müsaitse görüşmek istediğimi söyledim ve telefon numaramı bildirdim. Adana'da akşam üstü işlerimi bitirmiş toparlanıyorken çalan telefonun diğer ucunda neşeli bir kadın “ben İlkay” dedi, “akşam görüşebiliriz..”

Akşam buluştuk. Gitmeden önce, aslında ablasının Baturhan’ın arkadaşı olduğunu öğrendiğim bu
güleryüzlü ve canayakın kadınla Aslantaş’taki lojman günlerinden, blog hikayelerimizden, hayata bakışımızdan, Handan’dan, Baturhan’dan, ablası İlknur’dan, ailelerimizden, kızı İremsu'dan, ortak arkadaşlarımızdan ve daha pekçok şeyden sözettik.. Ama işin ilginç ve hoş yanı tüm bunları sanki yıllar sonra buluşan iki yakın arkadaş gibi konuşmamızdı. Arkadaşlığımız bir-iki blog yorumundan ibaretti ama demek ki ruhlarımızın arkadaşlığı daha eskiye dayanıyordu.. :) Öyle keyifli oldu ki sohbetimiz, vaktin nasıl geçtiğini anlamadan ve daha konuşacak pekçok şeyi bir sonraki buluşmaya bırakarak vedalaştık..
Adana'da hava oldukça iyiydi, hatta biraz esinti bile vardı. Otele dönüp sabah 5:30'da kalkmam gerektiğinden eşyalarımı toplayıp hemen yattım. Hazırlanırken de ekran arkasından kurulan güçlü bağları düşündüm. Bir yanda hergün gördüğünüz ama aranızda dağlar olan insanlar var. Öte yanda da hiç tanışmadığınız ama aranızda hoş bir sıcaklığın olduğu, yakın hissettiğiniz, tanıdık gelen, hayatına dokunduğunuz ve de sizin hayatınıza dokunan insanlar..
Baturhan'ın albümünden o yıllarda çekilmiş fotoğrafları bulduk: İlk fotoğrafta en soldaki Handan, en sağdaki de İlkay, onun yanında ablası İlknur ve kucağında da kardeşi var, ikincide ise fotoğraf çeken Baturhan'ı çekmişler.. :)
Adana'nın yolları taştan değil artık ama dünya küçük.. Nerde kimle karşılaşırsınız bilinmez.. :)

10 yorum:

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Ben de "bu ne guzel blog" derken, bayagi aileden birini okuyormusum meger.. Bu arada seni, Tofu'daki ekibi, sanki hani daha dun gormusum gibi hissediyorum.. ne ilginc degil mi? her insanla, yeni bir pencere aciliyor onume, ne cok dunya var diyorum, yanimizdan sessizce gecip giden..

Cheetos dedi ki...

yaa Mehtapcım aile üyeleri dört bir yana dağılmış, yıllar sonra bi şekilde buluşmuşlar; ben de aileye gelin gelmişim.. :))ama İlkayla tanışmamız sahiden tesadüf yani... :)

hem ilginç, hem de çok hoş di mi kilometrelerce öteden ve de hiç yüzyüze tanışmadan bu kadar tanışık olmak, yakın hissetmek, dost hissetmek..

Handan Demiralp dedi ki...

O yıllarda ne sen bizi, ne de biz seni tanırdık Cheetos'cuğum... Ama bak işte seneler sonra nasıl buluşmalar, nasıl karşılaşmalar kısmetmiş... Çok mutlu oldum o güzel, kaygısız günlerin fotoğraflarına bakınca. Vesile olduğun ve aramızdaki eski dostluklara çok şeyler eklediğin için tekrar teşekkürler... (Amma da inceymişim o zamanlar haa, göbek-möbek yokmuş daha, hey gidi günler:)

Cheetos dedi ki...

Handancığım, hani dünya küçük derler ya, bu durumumuza çok uydu.. Baturhanla ilk tanıştığımız zamanlarda radyoda severek dinlediğim "Handan Demiralp"in onun çocukluk arkadaşı olduğunu öğrenince de çok şaşırmıştım.. :)Nerden nereye..

Bu arada fotoğrafları Baturhan albümünden çıkardı, arşiv sistemimiz mükemmel biliyorsun, ona da yazıma katkısından dolayı teşekkürler.. :)

İLKAY dedi ki...

Canım canım canım....ÇİĞDEMCİĞİMMMM
nasıl güzel yazmışsın...nasıl güzel ifade etmişsin...nasıl ama nasıl mutlu oldum...tarif edemiyorum...
ben yeni okuyabildim yazını...pzt.si istirahatliydim(bel fıtığım var ve yeniden nüksetti)...salı-çarş.ağır misafirler için ağrı kesiciyle işe gittim...fırsat olmadı...
benim Aslantaş'a dair tek bir fotoğrafım bile yokken şimdi taaaa nerelerden oldu...Sana,Baturhan'a nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum...Adana'ya geldiğinizde artık bakacağız::)))
Ne güzle değil mi geçmişime dokundurdunuz ...şimdiye dostluk kurduk....gönül bağımız oldu...
İYİ Kİ VARSINIZ...
İYİ Kİ YOLLARIMIZ KESİŞTİ...

Bu arada Handan'cığım canım benim ne de haklı...göbek filan yok::))))
Ama sanırım artık benim ciddi klio vermem lazım bel fıtığına hiç gelmiyor kilolar::((((

HEPİNİZİ SEVGİYLE KUCAKLIYORUM...
EN KISA ZAMANDA GÖRÜŞMEK DİLEĞİMLE DİYORUM....

İLKAY dedi ki...

Bu arada Handan'cığım hep hatıralarımdaki gibi ve o güzel ,şık beyaz pantolonuyla::)))

İLKAY dedi ki...

Canımmmm yine ben::)))
Abloşum İlkin Emine, Ben İlkay Zehra, Kardşim İlksun Didem::)))
hepimizin 2 adı var...ve ilk adlar hep "ilk" le başlıyor::))))

Cheetos dedi ki...

İlkaycım çok geçmiş olsun, en kısa zamanda sağlığına kavuşmanı diliyorum. Ablanın adını yanlış yazmışım kusura bakma, İlkin ve İlksun'a selam ve sevgilerimizi ilet lütfen..
Adanaya gelince bi güzellik yaparsın artık, boş yere koymadık fotoğrafları.. :)))
Öpüyorum..

ŞÜKO dedi ki...

YA BEN BU YAZIYI KAÇIRMIŞIM CHEEETOSUM BİR ARKADAŞIM VARDI OKULDAN,AİLESİ ADANA'DAYDI.OKUL TATİLLERİNDE GİDİP GELİRDİ BİZ DE ONA "ADANA'NIN YOLLARI TAŞTAN"DERDİK.O DA "ÖYLE DEĞİL ESKİDEN ÖYLE DENİRMİŞ ADANA'NIN YOLLARI OTOBAN"DERDİ....:)))
HA BU ARADA YAZILARININ ARANILAN YORUMCUSU OLDUĞUMA İNANDIĞIM İÇİN BU YAZINI KAÇIRDIĞIM HALDE ŞİMDİ YORUM YAPTIM İYİ YAPTIM DEĞİL Mİ?::::))))

Cheetos dedi ki...

kesinlikle iyi yaptın Şükrancım, sağolasın.. :))