28 Temmuz 2008 Pazartesi

Orda Bir Köy Var...

Babamın ben küçük bir kızken anlattığı bir anısı aklımda, hatırladığım kadarıyla şöyle hikayeleştireyim: Babam genç bir subayken, sanırım yaptığı bir çalışmadan dolayı, komutanı odasına çağırmış, “neredensin sen” diye sormuş. O da “ben Dünya’nın yerinden oynatıldığı yerdenim” demiş. Tabii komutan şaşırmış, anlamamış ne demek istediğini, babam açıklamış: “Komutanım, Arşimet demiş ki ‘Bana bir destek (dayanak) noktası verin Dünya'yı yerinden oynatayım’; Arşimet Dünya’yı yerinden oynatmak için bir kaldıraç ve kuvvetin bulunmasının kolay, Dünya’nın merkezine yakın olması gereken destek noktasını bulmanın ise zor olduğunu düşünmüş olmalı ki böyle demiş; işte ben ordanım, Destek’tenim..”

Amasya’nın Taşova ilçesine bağlı bir köy Destek... Annemle babamın memleketi.. “Hemşerim memleket nire?” diye sorulduğunda “aslında ben Antep’te doğmuşum, ama annem babam Amasya’lı, ben de yıllardır Ankara’da yaşıyorum, Ankaralı oldum” derdim. Her yaz okullar kapanınca köye giderdik; annem salça, konserve, erişte, tarhana, pekmez ve türevleri şeklinde kışlık erzak hazırlarken biz de ayağının altında dolanırdık.

Geçen hafta sonu köydeydik. Baturhan’la birlikte 2.kez köye gidişimiz bu.. İlk gün öğleden sonra yaylaya gittik, tipik bir Karadeniz durumu. Ankara’da sıcaklık 40 derecelere dayanmışken burda 15 dereceyi görüp polar montlarla oturduk. İkinci gün ise kahvaltı için bizim köye 7-8 km uzaklıktaki Borabay Gölü’ne gittik. Hava çok güzeldi, yiyecekler süperdi, tam açık hava bol gıda vaziyetleri.. :)

B
orabay Gölü Taşova’ya 15 km uzaklıkta; 800 m yükseklikte, en derin yeri 11m., boyu 500m. genişliği de 40- 110 m. arasında değişen doğal bir heyelan gölü.. Bu bilgiler için araştırma yaparken rakımı, oluşumu ve alan ölçüleri ile ilgili farklı bilgilere rastladım. Farklılıklar bi yana etrafındaki kayın, sarıçam, sedir, kestane, meşe, pelit, gürgen ağaçları, piknik, kamp alanları, bungalov evleri ile Borabay Gölü gerçekten görülmeye değer.. Kahvaltıdan sonra yaklaşık bir saat göl çevresinde yürüyüş yaptık, yürüyüş parkuru yeniden düzenlenerek emniyetli ve sevimli bir hale getirilmiş..

Akşamüstü teyzemin bahçesinde vakit geçirdik biraz.. Meyve ağaçlarından fasulyeye, domates salatalıktan soğana, maydanoz naneye kadar aklınıza ne gelirse bahçede yetişiyor.. Küçükken teyzem hep “domatesler çok güzel, salatalıklar su gibi, alın yiyin çocuklar” derdi de kıymetini bilmezdik. Domatesler domates gibi kokuyor, biberler bibere benziyor, salatalıkların şekilleri düzgün.. Tabii bu arada söylemeyi unuttum, ben domates yemeye 27, salatalık yemeye ise 38 yaşımda başladım.. Kıymet bilmezden öte, ağzımın tadını bilmiyormuşum desem daha doğru sanırım.. :)

2 günlük tatil çabucak bitiverdi... Köyün rüzgarlı yüksek bir yerinden manzarayı seyrederken aklıma “beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar” şarkısı geldi; ordaki köy benim köyümdü...

6 yorum:

berrin açılmış dedi ki...

cheetos
borabay gölüne çocukluğumda bir kez gitmişliğim var..
hatırladığım üşüdüğüm ve gölün rengi
domatesle salatalıkla problemin ne olabilir ki ?:)fotoğraflar yine çok güzel

Cheetos dedi ki...

gölün rengi çok güzel di mi, göl kenarındaki ağaçlar öyle güzel yansıyor ki "aynalı göl" bile diyorlarmış..

valla ben de bilmiyorum ne sorunum vardı, konuya derinlemesine bi inmek lazım.. :)))

fotoğraflar yine Baturhan'a ait..

Cheetos dedi ki...

daha doğrusu 1,3,5 onun, 4.yü ben çektim..:))

Nilambara dedi ki...

Sevgili Çiğdem, nasıl özendim, nasıl imrendim... Çok şanslısın, Ankara'ya bu kadar yakında böyle harika bir sığınağın olduğu için, herkese nasip olmaz böyle harika bir çocukluğun içinden geçmek...
sık sık yap bu keyfi, hatta ara sıra benim için de doldur gözlerini o renklerle ve unuttuğumuz o güzel domates, salatalık kokusu ile doldur içini :)

Brajeshwari dedi ki...

bende cok özendim.Yasadigimizin kentin, sıcak ve kurak görüntüsünden temelli kacış planları yaparken sürekli aklım bu manzaraları görmek içime dokundu.

Domates kokar mı gerçekten peki? Salatalık sulu mudur? emin degilim..Ne feci..

Bizi de kaçırsana Çiğdem oralara...

Cheetos dedi ki...

domates kokar hem de mis gibi..
hele salatalıklar, eskiden daha büyük çekirdekli ama sulu ve tatlı olurdu. Bi de tevellütü uygun olanlar bilir böyle baş kısmından biraz kesilip sürtülürdü ki acı varsa gitsin diye.. şimdi yapmıyoruz böyle, muhtemelen verilen katkı malzemelerinden dolayı acı değiller ama tatları da yok..

valla ne zaman isterseniz gideriz arkadaşlar, ister ev, ister çadır konaklamalı.. pek de hoş olur doğrusu..