18 Haziran 2008 Çarşamba

Engeller..

Bunu kaç gündür yazmak istiyordum, hazır dolunay da olmuşken vakit bu vakittir dedim...
Pazartesi Mektupları’nın ilk kaydında sürekli takıldığım bir kelime vardı: “Engel..” Aslında diksiyonum düzgündür ama okurken e’leri açık / kapalı / uzun / kısa ve başka muhtelif şekillerde o kadar çok yanlış okudum ki bir yerde artık durmak zorunda kaldım. Durdum, derin bir nefes aldım ve dedim ki “tüm engellerimden kurtuluyorum..” Ve tahmin edin ne oldu, sonraki ilk okuyuşumda bingo!..
Ne düşündüm biliyor musunuz, birincisi bazı şeylerde ısrarcı olup zorlamak yerine durup bi soluklanmak gerekiyor. Çünkü öbür türlü sürekli o şeyin olmamasına yoğunlaşıp enerjisini artırmış oluyoruz. İşte size çekim yasası, yapamıyorum deyip yapamıyoruz.
İkincisi de bazen mesajlar gelir, gelir, gelir... ve gider.... Mesajı görmek, anlamak, yorumlamak ve dersi almak lazım.. Mesaj diyordu ki “engellerinden kurtul...” Bir kelime bunu söylüyor bakar mısınız, aç gözünü diyor, farkına var diyor...
İşte dolunaydan istifade enerjimizi çalan, bizi geçmişe bağlayan, ilerlememizi engelleyen her ne varsa bırakma zamanı.. Sona ermeler ve tamamlanmalar dolunaya denk geliyor; biraz gergin olabilir, tepkiler umulmadık olabilir, olsun.. Niyetimizi sevgiyle koyalım, bırakalım tutunduklarımızı.. Engellerimizden kurtulma zamanı, haydi!....
Sevgimle yazdım.. :)

1 yorum:

berrin açılmış dedi ki...

çiğdem
söylediklerin okadar doğru ki..