1 Mayıs 2008 Perşembe

Teşekkür Ederim...

Herşey Salı akşamı ofisten bir arkadaşımla iş için şehir dışına gitmemizle başladı. THY’nın yeni uygulaması gereği gideceğimiz şehre sadece Anadolu Jet uçuşu varmış, biz de mecburen öyle gittik. Ben de hayatımın en berbat ve korktuğum ilk uçuşunu yapmış oldum. Akşam saati olması nedeniyle uyukladığımdan uçağın sert inişiyle uyanıp, uyku sersemliğiyle “eyvah” dedim, “bi yere çarptık galiba..” Neyse ki çarpmamışız ama uçaktan korkmayan ben, ilk kez ciddi bir korku hissettim.
Bu tecrübenin üstüne dün işimiz erken bittiği ve dönüş uçağı da akşam geç vakitte olduğundan şirket aracıyla dönmeye karar verdik. Hem böylece ben de haftasonu yaptığımız Eskişehir gezisini, sevgili arkadaşım Berrin'in evine giren hırsız için "onu ben çektim galiba" demesiyle ilgili düşündüklerimi, sevgili Hümeyra'nın sorusuna cevabımı yazabilecektim.. :)

Bizi Ankara’ya getirecek şoför arkadaşımızla daha önce hiç uzun yolda seyahat etmediğimizden diğer arkadaşım nasıl biri olduğunu sordu önce; nedense içimize kurt düşmüştü sanırım. Sonra yolda Nevşehir plakalı bir çekicinin üzerinde Ankara plakalı kaza geçirmiş bir araba gördük ve “şu işe bak, sen kalk Ankara’dan gel, Nevşehir’de kaza yap” diye geçirdim içimden.. Yolun sonlarına doğru bir yerde ikimiz de 4 yıl önce o civarlarda kaza yapmış bir arkadaşımızı aklımızdan geçirmişiz bir de bunların üstüne..
Neyse, Ankara’ya 100 km kala, arkadaşımla konuşuyorken arabanın şiddetle ve gürültüyle bişeye çarptığını hissetmemizle uçan beyaz köpeği görmemiz bir oldu. Allahtan şoförümüz sukünetini kaybetmeden arabayı kenara çekmeyi ve durdurmayı başardı. Köpeğin ölmesine ve arabadaki ciddi hasara üzüldük ama bize bişey olmamasına da sevindik tabii. Sonrasında ise polis, jandarma, çekici, sigorta şirketi, işyeri, aileler çokgeninde onlarca telefon görüşmesinin ardından geç saatte eve ulaşabildim..

Gün boyu süren düşüncelerimizle biz mi çektik bu kazayı dedim kendi kendime.. Bir yandan da bu dünyada hala yiyecek ekmeğim, içecek suyum ve yazacak yazım olduğunu düşünüp şükrettim. :)
Şükür hayatımızda çok önemli biliyorum, hergün de pekçok şey için şükrediyorum.. Bugün resimdeki çiğdemler gibi yeni bir doğuşla, şükran duygumu bir kez daha ifade etmek istiyorum...
Aldığım her nefes için,

Sağlığım için,

Gören gözlerim, duyan kulaklarım, tutan ellerim için,

Huzurum, neşem, keyfim, mutluluğum ve ağzımın tadı için,

Yaşama sevincim ve heyecanım için,

Sevgim ve onu herkese dağıtabilme gücüm için,

Aklım, fikrim, bilincim için,

İşim, kazancım, varlığım, bolluğum bereketim için,

Özgürlüğüm için,

Yaşadığım tüm olaylar, aldığım tüm dersler için,

YOL'uma çıkan herkes için

ŞÜKRAN DOLUYUM VE TEŞEKKÜR EDERİM…

7 yorum:

Adsız dedi ki...

Yolumu aydınlatan ışıgın için,

Her daim gülen gözlerin için,

Evimizin içinde pıtır pıtır dolaşan varlıgın için,

Camımıza gelen onca kedi için,

Şu an mamasını yerken yan gözle beni kesen Afacan için,

Hiç düşünmeden ve hiçbir beklentisi olmadan mama getiren onca arkadaşımız, dostumuz için,

ŞÜKRAN DOLUYUM VE TEŞEKKÜR EDERİM...

Adsız dedi ki...

Yolumu aydınlatan ışıgın için,

Her daim gülen gözlerin için,

Evimizin içinde pıtır pıtır dolaşan varlıgın için,

Camımıza gelen onca kedi için,

Şu an mamasını yerken yan gözle beni kesen Afacan için,

Hiç düşünmeden ve hiçbir beklentisi olmadan mama getiren onca arkadaşımız, dostumuz için,

ŞÜKRAN DOLUYUM VE TEŞEKKÜR EDERİM...

Cheetos dedi ki...

ben de sana teşekkür ederim canımın canı.. :))

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Sevgili Cheetos,
oncelikle cok gecmis olsun. Ben de bazi seyleri olumlu ya da olumsuz anlamda) cektigime inaniyorum (Cin'e gitmiyorum ornegin. Sana bu konuda yazdiklarimi hatirlarsan, bu haberi bekliyordum galiba). Bunun farkina vardigimdan beri, kotu dusunceleri uzaklastirmaya, hic zamani degil dedigim olaylarin benim iyiligim icin oldugunu dusunmeye yoneltiyorum kendimi. Yapabildigim kadar.. Hala sana yazamamis olmam da, benim "uygun zamanlari bekleyip" erteleme huyumdan kaynaklaniyor.
Tekrar gecmis olsun.
Sevgiyle kucakliyorum..

Gölgecik dedi ki...

Yani sorun da,çözüm de yine bizde,düşüncelerimizde bitiyor öyle değil mi?Bir arkadaşım bana nefret ettiğim,tahammül edemediğim bir kişiye karşı "sevmeyi denesene" demişti ve kendime bu süreç için izin verdiğim de artık o insana karşı bakış açım tamamen değişmiş,onunla geçirmek zorunda kaldığım anlar kolaylaşmıştı...Sanırım korkular için de aynı...Benimde beynimden atamadığım hatta bazen korku ve onun yarattığı olumsuz düşüncelerden dolayı hayatımı,anımı berbat ettiğim zamanlar oluyor ve artık anladığım; ki seninde yazılarınla ifade ettiğin...bakış açısını değiştirip,belki de etrafımızda bulunan melekleri fark edip her anımıza ŞÜKRETMEK...Öyle değil mi melek:))
Sevgimle

Adsız dedi ki...

sevgili ablacım,
dediklerine farklı olarak, o gün annemin ve benim hissettiğim sıkıntıyı,ikimizin de rüyalarını,babamın aramasını, herzaman açık olan telefonumu o gece kapatmamı(bölece annemin olayı duymamasını) da düşündüğümde bazen bu his/düşüncelerin gelen enerjin/ olayın habercisi olduğuna inanıyorum.
geriye dönüp baktığında puzzle gibi herşeyi birleştirip, 'haberci'mesajları görmüşsün zaten.

kazayı çektiğini düşünmekten çok bu olayda yaşamın değeri ve şükrü hatırladığına göre (alman gereken dersi aldığına göre yani), son dönemlerde bu derse ne neden oldu diye düşündüm ben.
yani kuantum olayı tamam da insan düşüncesi sonsuz ve aklımıza bu felaket haberleri bombardımanında bin tane kötü düşünce geliyor.ne yapacağız hepsi -allah korusun-
başımıza bi gelecek yani??

aklıma bizim 3 yıl önce yaptığımız,karşı şeritten üzerimize arabanın uçtuğu kaza geldi.
ilk aklıma gelen acaba yaşam bize neyi fısıldadı, duymadım, bağırması gerekti??
aradan zaman geçtikten sonra insan net olarak görebiliyor. her türlü kuantum/secret veya ders olayından öte bu olay başlı başına bi olaydı ve hayatıma farklı bi evre getirdi.
sadece bi olay yani; belki ders bana değil, çevreme idi ve olay akışın değişmesi için bi vesileydi.

kazayı böle hafif atlattığın için şükrediyorum.iyi ki varsın ve benim ablamsın.
seni sveiyorum!

berrin açılmış dedi ki...

çiğdem cim
şükür birşey olmamış
çok geçmiş olsun
yazının son bölümünü kesip buzdolabının üzerine yapıştırdım..