1 Nisan 2008 Salı

Bir Eski Yapıydı Babam...

“Bir eski yapıydı babam
Kapısı vurulmadan girilen
Kapandı artık..”

Özdemir İnce

2005’in yağmurlu sabahlarından biriydi, “gitsek mi, sonra mı gitsek” derken öğleden sonra yanımda sevdiğim adam, bir mezarın başındaydık. Hava açmıştı ve de güneş parlıyordu..

Ne kadar şakacı bir adam olduğundan söz ediyordu; 1 Nisanlarda üşenmeden, ince ince düşünüp şakalar hazırlarmış, en çok da Handan’ın babası Yalçın amcaya şaka yaparmış.. Öyle ki 1 Nisan 1981’de eşi arayıp da öte dünyaya göçtüğünü söyleyince Yalçın amca inanmamış, hatta böyle bir şaka yaptırdığı için de kızmış..

Ama şaka değilmiş..

Yakınlarımızı kaybettikten sonra da yaşatmanın nasıl birşey olduğunu Baturhan’dan öğrendim.. Babasından her zaman ve her fırsatta öyle sevgiyle, öyle özlemle ve öyle yoğun bir duyguyla bahseder ki; hayran olmamak mümkün değil.. Dün konuşurken ailecek çekilenler dışında ikisinin birlikte çekilmiş bir fotoğrafının olmamasından duyduğu üzüntüden bahsetti.. Eski albümleri karıştırdık, mektupları okuduk..

Sevdiklerimiz hayattayken onları sevdiğimizi söylemenin, sarılmanın, öpmenin – koklamanın, bizim için ne kadar değerli olduklarını söylemenin önemini düşündüm bir kere daha.. Dünyalar ayrıldığında sevgimizi kocaman yaşatabilmek için birlikte bir fotoğraf çektirmenin önemini de..
Çeşitli zaman ve vesilerle bize yukardan baktığını ve yanımızda olduğunu biliyoruz, öyle de OLsun.. Oğulların seni çok seviyor...

1 yorum:

Handan Demiralp dedi ki...

Benim ilkgençlik zamanlarımın çok sevgili, çok bilgili, çok eğlenceli yan komşusu idi Erol Amca'm, babamın da en can dostu... Şimdi ikisi de bu boyutta değiller ama ben kıran kırana tavla partilerinin, şakalaşmalarının, zaman zaman giriştikleri siyasî tartışmaların orada da devam ettiğini düşünüyorum:) Her ikisini de çok özlüyor ve sevgiyle anıyorum... Sağol Cheetos, hayırlı hatırlamalara vesile oldun güzel arkadaşım...