2 Mart 2008 Pazar

Arçelik Demek Yenilik Demek..

Alınan merdaneli çamaşır makinasının başına ailecek toplanıp bir sağa bir sola dönen şanzımana şaşkın ve heyecanlı gözlerle bakışımız sanırım 1975 yılı idi.. Ben, boyum yetişmediği için bir taburenin üstüne çıkmış, çamaşırları sıkılmak üzere merdaneye vermeye çalışırken az daha parmaklarımı da sıkıştırıyordum ki, annem son anda kurtardı; yoksa bu yazıları nasıl yazardım :)

Evimize giren ilk Arçelik ürünü buzdolabımız imiş.. Sıcak bir yaz günü, hem de yurdumun en sıcak şehirlerinden biri olan Antep’de doğduğumdan bana alınan süt bozulmasın diye alınmış şeklinde anlatır annem.. O vakte kadar ise tevellütü uygun olanlar bilirler, sonraki yıllarda da kullanmaya devam ettiğimiz bir "teldolabımız" varmış.. Hatta annem mavi çiçekleri olan bir kumaştan örtü dikmişti sonradan.. İlerleyen yıllarda da beyaz eşyalarımız hep Arçelik oldu, eskiyenler ise bir başka Arçelik ürünü ile yenilendi.

Geçen sene evlilik hazırlıkları esnasında beyaz eşyalarımızı hangi marka hangi model seçeceğiz diye düşünürken sıra fırına gelmişti.. Baturhan bir Arçelik bayiinde Blomberg markalı bir fırın görüp rengini ve şeklini çok beğendiğini söyledi.. Sonrasında benim ortaokul ve liseyi birlikte okuduğum ve şu an Arçelik’te çalışan sevgili arkadaşım Ersan’dan da olumlu görüş alınca fırınımız Blomberg oldu.. Programları hala tam olarak öğrenemedim ama güzel yemekler ve pastalar pişiriyorum..

Dün öğleden sonra ve akşam misafirlerimiz vardı, onlara nefis kurabiyeler pişirdim ve ikram ettim: Akşamki misafirimiz sevgili Belgin'le 1996’da Karadeniz turunda tanışmıştık, o vakitten bu yana da arkadaşlığımız sürmekte.. Geziler, seyahatler, kişisel ve ruhsal gelişim konuları, kediler derken bol çaylı – pastalı ve keyifli bir akşam geçirdik..

Bugün bi ara dünden kalan kurabiyelerden atıştırırken "ıımmmm, nefis olmuş, Arçelik demek yenilik demek" derken buldum kendimi.. :)

Hiç yorum yok: