11 Mart 2008 Salı

"Anne Bana Kardeş Yapın..."

Yeğenim Defne'yi biliyorsunuz artık, kızkardeşimin kızı.. Onun son incilerini paylaşmak istiyorum:

Geçen gün annesine “bana bi kardeş yapın” demiş.. Gerekçesi de annesiyle babasının onu yalnız bırakıp “gezmeye” gitmesiymiş!. Oysa ki zavallılar 5 yıldır sosyal aktiviteleri unuttular, Allahtan kreşin ayda bir “pijama partisi” çıktı da dışarda başbaşa yemek yiyebiliyorlar. Çağla da demiş ki “kızım, bizim de gezme / sinemaya gitme ihtiyacımız oluyor, gitmeyelim mi yani?” Cevap çok basit ve açık: “Tamam ama biriniz gidin, öbürünüz benimle kalsın”... Akıllıca :) Annesi yemek yaparken de ona şöyle söylemiş: ”İşte bu yüzden ben kardeş istiyorum, sen yemek yaparken benimle oynayabilir..” Kardeşin misyonu da böylece belli olmuş..

Dün sabah da annesinden onun kokusunun sindiği birşey istemiş; akşama kadar özlüyormuş da onu beklerken koklamak için.. Kendisinin bebeklik yastığını da ona vermiş ve demiş ki “sen de işteyken beni özlediğinde yastığı koklarsın..” Çağla bunu söyleyince bi an burnumun direği sızladı.. Kendi çocukluğumuzu düşündüm: Annemiz süper ev kadını annelerdendi, zaten o zamanlar çalışan anne de pek azdı; annem ben üniversite 4.sınıftayken çalışmaya başlamıştı da, ne zorlanmıştık. Çalışmadığı yıllarda biz akşam üstü okuldan geldiğimizde ikindi kahvaltısı hazır olurdu; pasta, börek –çörek yoksa bile peynir zeytinli kahvaltıyı keyifle ve iştahla yapardık. Annemiz beklerdi bizi camda akşam biraz geç kalsak; şimdi Defne annesiyle babasını bekliyor iş çıkışı. Annem oradayken “kızım annenler de nerde kaldılar” diye sormuş, o da demiş ki “trafiğe takılmışlardır aanaaneeee...” Kuzum benim...

Defne maceralarından sonra bu da benden: Öğleden sonra bir an akşama ne pişirsem diye düşünürken buldum kendimi.. Dünden kalan mantar çorbasının yanına makarnayla salata yapsam yeter miydi ki? Sonra bi cinlik düşündüm ve eve gidince uygulamaya karar verdim: Buzlukta kızartılmak üzere duran köftelerle hayatımın ilk patlıcanlı kebabını yaptım. Ee köfteler hazır, bir patlıcan bir köfte, üstüne domates biber; fırında makarna, bir de salata pek hoş oldu.. Kaptım ben bu işi... :)

Hiç yorum yok: