26 Ekim 2007 Cuma

Ah Güzel İstanbul..



29 Ekim'i fırsat bilip İstanbul'daki kızkardeşimi ziyaret edelim dedik, bu akşam gidiyoruz.. Hava güzel olursa Boğaz turu yapmak ve bir gün de İkea'yı dolaşıp ufak tefek eksiklerimizi tamamlamak istiyoruz. Tabii yeğenim Defneyle eğlenceli ve komik zamanlar geçirmek de plan dahilinde..

Keyifli bir haftasonu olsun herkese..

25 Ekim 2007 Perşembe

Savaşa Hayır Değil "Barışa Evet"

Yıllar önce asker olan babam yurdumun doğu ve güneydoğu illerinde görev yaparken, daha yakın bir geçmişte ise erkek kardeşim bir askeri doktor olarak Şırnak’ta görevli olup kuzey Irak’ta operasyonlara katılırken telefon bizim için çok önemli bir iletişim aracıydı.. Beklenmedik bir anda çalsa heyecanla yüreğimiz hoplar, beklesek de çalmazsa kuşkuyla içimiz yanardı. "Operasyona gidiyoruz bikaç gün aramam, merak etmeyin " lafı o bikaç günü yaşanmaz kılmaya yeterdi.. Şükür ki sağ salim hayırlısıyla döndüler..

Ama dönmeyenler var henüz ve de hiç dönemeyecek olanlar…

Handan’ın blogunda "Acıtmak" yazısını okuyunca içim acıdı benim de.. (http://www.tirmikizi.blogspot.com/) "Ölüm nerden gelirse gelsin, anaları ağlatıyor.. ", ne kadar doğru.. Ve de ateş düştüğü yeri yakıyor..
Oturduğumuz apartmanda tüm daireler pencerelerine bayrak asmışlar, eşime "biz de asalım" dedim. Bayrak asmakla, ışık kapatma eylemi yapmakla, araç konvoyu oluşturup korna çalmakla acılar dinmez elbet, bu savaş hali bitmez.. Bundan sonrası politikadır, tamam.. Ben de Çiğdem olarak kendi kişisel tepkimi son günlerde üyesi olduğum gruplarda da sıkça rastladığım, Handan’ın da yazdığı gibi "savaşa hayır değil, barışa evet" sözüyle vermek istiyorum.. "Savaşa hayır" deyip savaşa odaklanıp onun enerjisini artırmayalım, "barışa evet" diyelim, olumluya, iyiye – güzele yükleyelim enerjimizi; düşmanlığı değil kardeşliği, nefreti değil sevgiyi besleyip büyütelim gönüllerimizde..

Korku değil sevginin enerjisi bizi mutlu eder; kalabalık yerlerde bomba patlar endişesi taşıyıp tedirgin olmayı değil, keyifle gezmeyi istiyorum ben. Yurdumun her şehrinde huzurla gezmeyi diliyorum… Sonrası iyilik güzellik…

11 Ekim 2007 Perşembe

Mutlu Bayramlar..

Bu sabah son günlerdeki onca iş yoğunluğuna ve stresine rağmen keyifle geldim ofise: Yarın sabah evimde eşimle birlikte keyifle yapacağım kahvaltının, içeceğim çayın hayaliyle.. Bu yıl da yine kendimi terbiye etme, açın – yoksulun halinden anlama ve sahip olduğum herşeye şükretme haliyle geçti Ramazan.. Özellikle şükür çok önemli.. Kendimizi zorlamak, kendimizle uğraşmak yerine kendimizi akışa bıraksak; varlığımıza, tüm sahip olduklarımıza şükretsek ve de kendimiz olmamıza izin versek ne güzel olur..

Yarın bayram.. Nerde o eski bayramlar demeyeceğim ama ilişkilerin son derece yavan ve yüzeysel hale geldiği günümüzde bayramı sadece kendimize bir tatil vesilesi yapmayıp yakınlarımızı, sevdiklerimizi, ailelerimizi arayıp sorsak, ziyaretlerine gidip gönüllerini alsak hoş olur diye düşünüyorum. Gülen gözler görmek bizi de mutlu eder, yanında bir bardak çayla...

Herkese keyifli ve huzurlu bayramlar olsun...

2 Ekim 2007 Salı

Kanepenin Sağlam Tarafını Paylaşmak..


Biraz önce Belgin'in yolladığı bir mesajı okudum, çok etkileyici idi, diyor ki:

Mut'un bir dağ köyünde dostlarla birlikte gezerken yaşlı bir karı kocayı gördüm.. Baktım bir kanepenin üzerinde oturuyorlar. İyice yaklaştığımda tezekten yapılmış evlerinin bahçesinde oturdukları kanepenin bir tarafının tamamen kırık olduğunu, kanepenin sağlam tarafına sıkışarak oturduklarını ve sohbet ettiklerini anladim. Yüzlerinde bir tebessüm vardi.. Evin halinden ve karı kocanın kılık kıyafetinden maddi durumlarının hiç iyi olmadığı ve yeni bir kanepe alacak güçlerinin olmadığı hemen anlaşılıyordu.. Selamlaştıktan sonra, “Kanepe kırılmış” dedim... Yaşlı adam büyük bir bilgelikle cevap verdi, “biz de sağlam tarafına oturuyoruz.. Yetiyor bize..” Kadın da tamamladı, "He ya yetiyor bize, bak ne güzel oturuyoruz."

Sevdiğimin elini daha sıkı sıkı tuttum...

Öyle ya, aşk “bu kanepe neden kırık, neden yeni bir kanepe almıyoruz' diye dırdır etmek, şikayet etmek yerine, “Kanepenin sağlam tarafını paylaşmak" değil midir?... Ve işte ekte yer alan bu fotoğrafı büyüterek evimin en görünür yerine astım...

Kanepenin sağlam tarafını paylaşmak.. Gerçekten etkileyici...