Son günlerde R.Şanal’ın “Kuantum Sıçraması” kitabını okuyorum. 2006 Mayıs’ında Şanal bey’in “Kuantum Düşünce Tekniği” eğitimine katılmış ve sonrasında onunla bireysel çalışmalar da yapmıştım. Kitabın bir bölümünde kimi kodlamalarımızın nasıl da çocukluktan geldiğini ve bunların nasıl da farkında olmadığımızı anlatıyor..
Geçen gün maaşlarımızı alınca arkadaşlarla aramızda paranın geldiği gibi gittiği, bereketsiz olduğu yönünde bi konuşma geçince ben de para ile ilgili kodlamalarımı bi gözden geçirdim:
Çocukluğumun hatırlayamadığım zamanlarından birinde o zaman için önemli miktarda bir kağıt parayı küçük küçük parçalara ayırıp şeker diye ikram etmişim.. O zaman demek ki paraya pula fazla anlam yüklemiyormuşum :) Ama şeker benim için önemli: Odası hep kapalı olup umulmadık misafir gelince otursun diye temiz tutulan salona girip, sehpanın üstündeki babamın yurtdışından getirip sonra kutusunu yıllarca dikiş kutusu olarak kullandığımız şekerlerden aşırdığımı hayal meyal hatırlıyorum.. Bu bana şirin bir afacanlık hissi veriyor, hala çikolata türevi şeyleri böyle şımarık mutlu çocuk edasında yiyorum..
Kod 1: Para tatlı ve paylaşılacak bişeydir..
İlkokula başlayınca para da fonksiyon kazanmaya başladı. 1 liranın 50 kuruşuna 1 top dondurma, 50 kuruşuna da 1 simit alıp yiyordum..
Kod 2: Para temel (simit) ve keyif veren (dondurma) gıdalara harcanır..
Babam “Politika” gazetesi almaya gönderince hem parayı düşürmeyeyim diye sıkı sıkı tutuyor hem de gazetenin adını unutmayayım diye sürekli içimden tekrar ediyordum..
Kod 3: Para önemli, kaybedilmeyecek ve sahip çıkılacak bişeydir.
Bir de Milliyet Çocuk dergisi alıyordum, 2,5 liraydı.
Kod 4: Para eğitsel yayınlar için de harcanır. .
Sonra bir gün aldığım dergi 5 lira oldu da babaannem o kadar para verilir mi diye kızmıştı..
Kod 5: Kendi paramı kazanıp kimseye hesap vermeden kendim için harcamalıyım.
Bir de renkli desenli külotlu çoraplara çok özenirdim.. Yıllar sonra işe girip para kazanınca bissürü rengarenk külotlu çorap aldım, hala giyerim..
Kod 6: Para temel örtünme harcamaları için de gereklidir.
İlerleyen yıllarda babamın verdiği nafaka geçinmemize yetmeyince annem işe girdi, annemle akşamları oturup hesap yapar, harcamaları yoluna koymaya çalışırdık. En büyük lüksümüz maaş alınca köfte – patates – kola ziyafetiydi.
Kod 7: Para kendimize ziyafet çekmek için de gereklidir..
Üniversite bitince aldığım öğrenci kredisinin son ödemesiyle ingilizce kursuna yazıldım ve iş sınavlarına girmeye başladım. Bu arada evde tek ben olduğum için ortalığı topluyor, sobayı yakıyor, yemek yapıyor ve sınavlara hazırlanıyordum. Kurs da iyi gidiyordu ama her kurda bu son diye gidiyordum, çünkü bütçemiz için kurs parası ciddi bir yüktü. Para yetmedikçe babamın içki koleksiyonunun en nadide şişelerini birer birer satıyorduk biz de.. :)
Kod 8: Eğitim almak için de para lazım, ama yoksa da bi şekilde kaynak yaratılır :)
İş sınavları, mülakatlar derken severek yaptığım bir işim ve güzel bir gelirim oldu sonunda. Bütçemizde ciddi bir rahatlık oldu, temel ihtiyaçlar artık çok rahat karşılanıyordu. Okulda arkadaşlarımda görüp özendiğim shetland kazaklarım olmuştu, renkli külotlu çoraplarım, güzel bir çizmem de..
Kod 9: Para kazanınca temel beslenme, giyinme ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak çok kolay ve keyifli..
Babamın küçükken bize uyguladığı sistemi uygulayıp herkesin sınıfına göre kardeşlerime harçlık veriyordum.. Ehliyet kursuna yazılıp ehliyetimi aldım ve araba almak üzere para biriktirmeye başladım. 2 yıllık bir tasarruf döneminden sonra ilk arabamı aldım, arabayla ilk işe gittiğim gün büyük bir coşku ve mutlulukla “allahım çok teşekkür ederim” dediğimi hatırlıyorum.
Kod 10: Temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra lüks (en azından o zaman için, zira şu an araba benim için temel ihtiyaç) tüketim için de para gereklidir. Tabii şükür etmeyi de unutmamalı..
Şöyle bir bakınca gördüğüm 2 temel nokta var: Birincisi paranın benim yaşamımda hayati ihtiyaçlar dışında lüks tüketime giren ihtiyaçlar için de gerekli olduğu, ikincisi de paylaşmaktan ve şükranla harcamaktan keyif aldığım birşey olduğu.. Okul bittikten sonra uzunca bir süre işsiz kalışımı çocukluktan beri öğrendiğim “iş bulmak ve para kazanmak zordur” koduna bağlıyorum.. Bir kez bu kodu değiştirdikten sonra ise hiç işsiz ve parasız kalmadım; şimdi de para kazanmanın ve iş bulmanın benim için kolay olduğunu düşünüyorum.
Hepimizin para, bolluk ve bereket kodlamalarımız var ve evren bu kodları haklı çıkarmak için çalışıyor. İki yakam bir araya gelmiyor / para geldiği gibi gidiyor / paramın bereketi yok / para kazanmak zor / dedikçe evren de karşımıza öyle şeyler çıkarıyor ki sahiden de paramızın bereketi kaçıyor, kazandığımızla harcayıp bitirmemiz bir oluyor.
Önemli olan nokta, işte bu kod her ne ise bulup onu bir olumlamayla değiştirmek: Bol ve bereketli para kazanıyorum / bolluk ve bereket içindeyim/ mutlu olmak ve mutlu etmek için para harcadığım için şükürler olsun..
Geçen gün maaşlarımızı alınca arkadaşlarla aramızda paranın geldiği gibi gittiği, bereketsiz olduğu yönünde bi konuşma geçince ben de para ile ilgili kodlamalarımı bi gözden geçirdim:
Çocukluğumun hatırlayamadığım zamanlarından birinde o zaman için önemli miktarda bir kağıt parayı küçük küçük parçalara ayırıp şeker diye ikram etmişim.. O zaman demek ki paraya pula fazla anlam yüklemiyormuşum :) Ama şeker benim için önemli: Odası hep kapalı olup umulmadık misafir gelince otursun diye temiz tutulan salona girip, sehpanın üstündeki babamın yurtdışından getirip sonra kutusunu yıllarca dikiş kutusu olarak kullandığımız şekerlerden aşırdığımı hayal meyal hatırlıyorum.. Bu bana şirin bir afacanlık hissi veriyor, hala çikolata türevi şeyleri böyle şımarık mutlu çocuk edasında yiyorum..
Kod 1: Para tatlı ve paylaşılacak bişeydir..
İlkokula başlayınca para da fonksiyon kazanmaya başladı. 1 liranın 50 kuruşuna 1 top dondurma, 50 kuruşuna da 1 simit alıp yiyordum..
Kod 2: Para temel (simit) ve keyif veren (dondurma) gıdalara harcanır..
Babam “Politika” gazetesi almaya gönderince hem parayı düşürmeyeyim diye sıkı sıkı tutuyor hem de gazetenin adını unutmayayım diye sürekli içimden tekrar ediyordum..
Kod 3: Para önemli, kaybedilmeyecek ve sahip çıkılacak bişeydir.
Bir de Milliyet Çocuk dergisi alıyordum, 2,5 liraydı.
Kod 4: Para eğitsel yayınlar için de harcanır. .
Sonra bir gün aldığım dergi 5 lira oldu da babaannem o kadar para verilir mi diye kızmıştı..
Kod 5: Kendi paramı kazanıp kimseye hesap vermeden kendim için harcamalıyım.
Bir de renkli desenli külotlu çoraplara çok özenirdim.. Yıllar sonra işe girip para kazanınca bissürü rengarenk külotlu çorap aldım, hala giyerim..
Kod 6: Para temel örtünme harcamaları için de gereklidir.
İlerleyen yıllarda babamın verdiği nafaka geçinmemize yetmeyince annem işe girdi, annemle akşamları oturup hesap yapar, harcamaları yoluna koymaya çalışırdık. En büyük lüksümüz maaş alınca köfte – patates – kola ziyafetiydi.
Kod 7: Para kendimize ziyafet çekmek için de gereklidir..
Üniversite bitince aldığım öğrenci kredisinin son ödemesiyle ingilizce kursuna yazıldım ve iş sınavlarına girmeye başladım. Bu arada evde tek ben olduğum için ortalığı topluyor, sobayı yakıyor, yemek yapıyor ve sınavlara hazırlanıyordum. Kurs da iyi gidiyordu ama her kurda bu son diye gidiyordum, çünkü bütçemiz için kurs parası ciddi bir yüktü. Para yetmedikçe babamın içki koleksiyonunun en nadide şişelerini birer birer satıyorduk biz de.. :)
Kod 8: Eğitim almak için de para lazım, ama yoksa da bi şekilde kaynak yaratılır :)
İş sınavları, mülakatlar derken severek yaptığım bir işim ve güzel bir gelirim oldu sonunda. Bütçemizde ciddi bir rahatlık oldu, temel ihtiyaçlar artık çok rahat karşılanıyordu. Okulda arkadaşlarımda görüp özendiğim shetland kazaklarım olmuştu, renkli külotlu çoraplarım, güzel bir çizmem de..
Kod 9: Para kazanınca temel beslenme, giyinme ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak çok kolay ve keyifli..
Babamın küçükken bize uyguladığı sistemi uygulayıp herkesin sınıfına göre kardeşlerime harçlık veriyordum.. Ehliyet kursuna yazılıp ehliyetimi aldım ve araba almak üzere para biriktirmeye başladım. 2 yıllık bir tasarruf döneminden sonra ilk arabamı aldım, arabayla ilk işe gittiğim gün büyük bir coşku ve mutlulukla “allahım çok teşekkür ederim” dediğimi hatırlıyorum.
Kod 10: Temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra lüks (en azından o zaman için, zira şu an araba benim için temel ihtiyaç) tüketim için de para gereklidir. Tabii şükür etmeyi de unutmamalı..
Şöyle bir bakınca gördüğüm 2 temel nokta var: Birincisi paranın benim yaşamımda hayati ihtiyaçlar dışında lüks tüketime giren ihtiyaçlar için de gerekli olduğu, ikincisi de paylaşmaktan ve şükranla harcamaktan keyif aldığım birşey olduğu.. Okul bittikten sonra uzunca bir süre işsiz kalışımı çocukluktan beri öğrendiğim “iş bulmak ve para kazanmak zordur” koduna bağlıyorum.. Bir kez bu kodu değiştirdikten sonra ise hiç işsiz ve parasız kalmadım; şimdi de para kazanmanın ve iş bulmanın benim için kolay olduğunu düşünüyorum.
Hepimizin para, bolluk ve bereket kodlamalarımız var ve evren bu kodları haklı çıkarmak için çalışıyor. İki yakam bir araya gelmiyor / para geldiği gibi gidiyor / paramın bereketi yok / para kazanmak zor / dedikçe evren de karşımıza öyle şeyler çıkarıyor ki sahiden de paramızın bereketi kaçıyor, kazandığımızla harcayıp bitirmemiz bir oluyor.
Önemli olan nokta, işte bu kod her ne ise bulup onu bir olumlamayla değiştirmek: Bol ve bereketli para kazanıyorum / bolluk ve bereket içindeyim/ mutlu olmak ve mutlu etmek için para harcadığım için şükürler olsun..
Zihnimizdeki program ne ise onu yaşıyoruz, programlarımızın farkında OL'alım, evrenin bolluk ve bereketi hepimize aksın..

3 yorum:
Sevgili Cheetos, negatif kodlamalari degistirmek, on yargilardan kurtulmak icin bir yontem var mi? Sadece inanc ve sukretmek mi? Benim yasamimda, bir turlu cozume ulasmayan ve tekrarlayan problemler var (dadisiz kalmak gibi) Ben korktukca, basima geliyor. Daha cok korkuyorum sonra da..
Bu kodlamaları değiştirmek zor ama
imkansız değil bence.Aklıma korktuğum şeyler hücum edince,hemen
onları kovalıyorum.Faydasınıda görüyorum.
Betül cöbek
Sevgili Betül, kovalamak ve yerine korktuğun şeyle ilgili bir olumlama koymak süper olur..
"iptal" demek de başka bir çözüm..
sevgimle..
Yorum Gönder