8 Kasım 2007 Perşembe

Yemek Makinası..


Küçük bi kızken en çok hayalini kurduğum şeylerden biri kablosuz telefondu. Zira evimizde ayrı odalarda ve uzatma kablolu 2 telefon vardı.. Telefon bir odadan diğerine götürüldükçe o kablolar kıvrım kıvrım olur, kimi zaman da ayağımız takılırdı.. Ben de kablosu olmayan ama evin her odasına götürülebilen telefon icat etseler diye hayal ederdim. Şimdilerde ise cep telefonu icat edilmeden biz ne yapıyor, nasıl yaşıyorduk diye düşünüyoruz; bazı umumi tuvaletlerde yan kabindekinin telefonla konuşmasına şahit olmuşluğum bile var.. :)

Bugünlerde ise hayalimde başka bi makina var: Yemek makinası.. Üzerinde yemek isimlerinin bulunduğu düğmeler olacak, bi tarafından ilgili sebze ve malzemeyi koyup düğmeye bastığımızda süresi dolunca öbür taraftan yemeği pişmiş olarak alacağız.. Nasıl fikir ama, süper di mi? :))

Bundan yemek yapmayı sevmiyor ya da beceremiyor olduğum anlaşılmasın, bilakis keyifle yapıyor ve de keyifle yiyorum.. (Laf aramızda evleneli 4 ayda 4 kilo almışım :)) Ama "bu akşama ne pişirsem" düşüncesi bazen sıkıntılı hissetmeme yol açıyor.. O yüzden ofisteki arkadaşlarımdan pratik yemek tarifleri alıyor, püf noktalarını kapmaya çalışıyorum, yemek sitelerini sıkça ziyaret ediyorum. Meğer ne çok yemek sitesi varmış, hem de gencecik hanımlar; hem çalışıyorlar, hem de süper yemekler yapıyor ve de bunları paylaşıyorlarmış. Gençlerin bu kadar yemek meraklısı olduğunu bilmiyordum doğrusu.. Üstelik ben blog'a girip 2 satır yazmakta zorlanırken onların bir de bunca uğraşıp fotoğraflayıp tarifler vermesi gerçekten takdire şayan...

Evli kadın sendromu başka bi yazıya kalsın.. Ben yemek makinası istiyorum... En azından acil durumlarda kullanmak için..

Hiç yorum yok: