7 Ağustos 2007 Salı

Kelebek Etkisi: Oldurmaya Çalışmak..

Dün akşam televizyonda "Kelebek Etkisi 2" adlı filmi izledik. Eşim daha önce 1.sini de izlemiş ve onun 2. filmden daha güzel olduğunu söyledi. Filmde psişik güçleri olan bir adamın fotoğraflara yoğunlaşarak geçmişe gitmesi ve halihazırda yaşanan bir olumsuzluğu düzeltmek üzere geçmişte yaşananları değiştirmesi anlatılıyordu.. Ama tabii bugünkü bir ölümü / iflası / başarısızlığı önlemek için geçmişte birşeyleri değiştirmek bu kez de başka şeyleri olumsuz etkiliyordu..

Geçmişimize dönüp birtakım yaşanmışlıkları değiştirme gücümüz olsaydı kimbilir hayatlarımızın hangi dönemlerine gidip neleri değiştirmek isterdik, ki bugünümüzü daha istediğimiz bir hale getirelim. Ama aynı filmdeki gibi hayatımızın bir alanını kendi istediğimizce düzeltince kimbilir hangi başka alanları bozar ya da başka insanların hayatlarına müdahale etmiş olurduk.. Neyse ki bu mümkün değil de, ortalığı iyice karıştırmıyoruz.. :))

Aslında geçmişe gitmeye gerek kalmadan biz bunu bugün de yapıyoruz. Gönlümüzden geçen olsun diye birşeyleri zorluyor, akışın aksine kürek çekiyor, yoruluyor, üzülüyor, başka insanları da yoruyor ve üzüyor, aslında hayrımıza olacak olayların olmamasına ya da gecikmesine sebep oluyoruz.. Evrenin bizim hayrımıza olacak şekilde çalıştığını, isteklerimiz olmuyor ya da gecikiyorsa bunda mutlaka göremediğimiz bir iyilik olduğunu anlamak istemiyoruz. Oysa eski Türk filmlerinde söylendiği gibi kader ağlarını öyle güzel ve ustaca örüyor ki, aslında bizim kendimizi yormamıza, hiçbirşeyi "oldurmaya" çalışmamıza gerek yok.. Yeter ki olayların hayrımıza olması için niyetimizi koyalım, akışa güvenelim, herşey vakti gelince ve olabileceği en hayırlı şekilde oluyor zaten.. Öyle de OL'sun..

3 yorum:

berrin dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

Paylasimlarin ve samimi ifadelerin cok guzel...Tam “iste bu bizim Cigdem “dedirtiyor. Yalniz bir de yakin poz fotonu da koysan. (tabii diger fotolarini da)
Hele o”kelebek etkisi” filmini ben de cok begenmistim. Gercekten bunlar hep kuantumun konusu. Insallah o konulara da ileride deginirsin. Ozellikle “oldurmaya” calismak anlamsiz gibi gorunse de biliyorsun bazen de merdiven basamaklarini da cikmak gerekir. O anlamda bu dunyada hicbirseyin anlamsiz ya da yararsiz oldugunu sanmiyorum. Ama o filmi ben de kiralayip izlemeye calisacagim bu hafta sonu.

Belgin

Cheetos dedi ki...

Belgincim, "bu dünyada hicbirseyin anlamsiz ya da yararsiz olmadığı" konusunda seninle aynı fikirdeyim. Yaşanan ya da olan herşeyin illa ki bi amacı / dersi vardır.. Benim demek istediğim dersimizi almak konusunda biraz daha farkındalık ve biraz daha akışa güvenmekti. Bununla ilgili ilerleyen günlerde daha geniş bir yazı yazmaya niyetliyim zaten..