9 Ağustos 2007 Perşembe

Bal Haftası :)


Oldum olası sevmişimdir tereyağı - bal olayını, hele kızarmış yahut da fırından yeni çıkmış ekmek üstünde..Ben küçükken rahmetli babaannem şimdiki gibi uyduruk olmayan rengi sapsarı ve hatta kokusu bile olan tereyağı ile petek ya da süzme balı aynı kasenin içinde karıştırıp öyle sürerdi ekmeğimizin üstüne.. Ama yaş ilerleyip bi de üstüne kilo problemleri çıkınca ne ekmeğin, ne de bu ikilinin yeri kaldı sofralarımızda.. Haftasonu kahvaltılarında kendime izin verdiğim kaçamaklar hariç tabii.. :)) Bu da ayrı bir yaman çelişki durumu değil mi; eskiden para olmadığı için ya da şimdiki gibi bol olmadığı için alıp yiyemediğimiz bissürü yiyeceği şimdi de sağlık nedenleri / kaygıları nedeniyle alıp yiyemiyoruz.. Mesela muz; daha çikita muzların olmadığı evvel zaman kalbur saman döneminde babamın sanırım Mersin'den getirdiği muzları hatırlıyorum. Kükürtleyip sararmalarını beklemiştik de, geçmek bilmemişti o günler...
..............

Sanki kuralmış gibi evlendiğinin ertesi günü onca yorgunluğa rağmen balayı için soluğu Antalya'da alan pekçok çiftin aksine, biz evimizde olmayı tercih ettik.. Dedik ki zaten son günlerde yeni evimizin işleri ve diğer düğün hazırlıkları nedeniyle yeterince yorulduk, evde şöööleee ayaklarımızı uzatıp dinlenelim, ev bize alışsın, biz de eve.. :) İyi ki de böyle bir karar vermişiz, zira ben düğün gecesi topuklu ayakkabılarla o kadar oynadım, hoplayıp zıpladım ki ayaklarım 2 hafta boyunca ağrıdı. Bunun üstüne bir de balayı tatili tam bir eziyet olurdu sanırım..


Evde dinlenelim derken çocukluğumdaki tereyağı - ballı ekmeğin tadında bir tatil planı yapmayı da ihmal etmedik tabii ki.. Ama kim gitmiş öyle 1 aylık tatile evlendikten sonra, "bal ayı" değil, ancak "bal haftası" olur bu tatilin adı.. :))

Biz de bu bal haftası için daha önceden methini duyduğumuz Gökçeada'ya gitmeye karar verdik, internette yaptığımız kısa bir araştırmadan sonra bir butik otel bulup rezervasyonumuzu yaptırdık. 11 Ağustos cumartesi günü gidiyoruz; dönüşte yolculuk, ada ve otelle ilgili izlenimlerimi paylaşacağım..

Hiç yorum yok: