10 Haziran 2011 Cuma

Nerede Kalmıştık..

Kocam biraz önce "İyi ki bir kitap yazdın, başka da bişey yazmıyorsun, aylardır tık yok!" deyince "tamam" dedim, "hemen yazıyorum.." Aslında ben de istiyorum havadan sudan bişeyler yazmak: Biraz gezdiklerimizden, biraz yiyip içtiklerimizden, hastalıktan sağlıktan, ailelerimizden,


yeni dostluklardan, bitmeyen yağmurlardan, 35'er liraya aldığım 2 çift ayakkabıdan.., inanın ben de bahsetmek istiyorum...


Ee öyleyse buyrun yılbaşından bu yana olanlar, hem de belgeleriyle:


Yeni yıla komşularımızla birlikte girdik, keyifli bir gece oldu hepimize. Yeni yılın ilk aktivitesi de Keçiören'deki "Deniz Dünyası" na gitmek oldu. Kızıldeniz'de dalmış biri olarak, aslında büyük umutlarla gidip hayalkırıklığına uğradığımızı itiraf etmeliyim...

Şubat benim için çok önemli: Ay sonunda İstanbul'daydık. Aslında bir eğitim için gitmiştim,




kitabımın basımının bitmesi de tam o günlere denk geldi. Sultanahmet Köftecisi'nde köfteleri


götürdükten sonra Şira Yayınları'nın ofisine gittik. Biz kapıdan girdiğimizde kitaplar da yeni gelmişti.

İlk kitabı elime aldığımdaki heyecanımı nasıl anlatsam.. Yüreğim pıt pıt, ellerim telaşlı, gözlerim ağlamakla gülmek arasında gidip geliyor.. Çok değişik, çok keyifli bir duygu idi...



Kitap piyasaya çıkalı 3 ay oldu ve gelen yorumlar öyle hoş ve ilginç ki, iyi ki yazmışım diyorum.



İmzaladığım ilk kitap sevgili editörüm Metin beyin kızı için...






İyi ki yazmışım, iyi ki hikayemi paylaşma cesareti göstermişim ki.. İyi ki, iyi ki.. Teşekkürler Allahım..


Kitabımın ilk imza gününü komşularım düzenlemiş, "sürpriz imza günü.." Ben biraz ev haliyim ya, idare edin artık, sürpriz işte... :)

Bu yıl baharın ilk günlerini iş için gittiğim Adana - Yumurtalık'ta yaşadım, ılık bir hava, deniz kokusu, rengarenk çiçekler... Seviyorum Adana'nın böyle günlerini..



Ve Mart'ı yüzümde koca bir gülümsemeyle bitirdim çok şükür.. Güzel Allahım'ım, sevgili meleklerim, rehberlerim, öğretmenlerim, tüm yol arkadaşlarım; hepsine şükranlarımı sunuyorum. Kitabın ilk okumasını yapıp, beni cesaretlendiren muhteşem bir mesaj yazan canım kardeşim Çağlar'a, "yapabilirsin" diyen minik kuşum Çağla'ya, kitapta adını sıkça okuduğunuz ilk göz ağrım Defne'ye, ailenin en küçüğü kuzum İpek'e, sevgili kardeşlerimin biricik eşleri Eda ve Battal'a ve benim cancanım kocişim Baturhan'ıma gönülden kocaman teşekkürler ederim..

Ve tabii ki sevgili annem ve babama.. Onlar olmasa bu kitap olmazdı...



İlk 3 ayın çok kısa bir özeti böyle... Nisan, Mayıs, Haziran pek yakında.. :) Sevgimle kucaklarım hepinizi... :)

1 Mart 2011 Salı

Ben Yazdım, İşte Kitabım: HAYAT GELİŞMİŞLERİ SEVER


“Bir şey yapmalı bir şey ortaya çıkarmalıyım; hem kendime hem başkalarına dokunsun yaptıklarım” diye çıktığım kendi yolumda, bir kitapla karşınızdayım şimdi…
Bu kitap hayatımda yeni ve özel bir şey, benim için büyük bir hediye…
Sizlerin de hayatına dokunacağı inancımla, hayatıma dokunmuş tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum…
Sevgimle yazdım ve sevgimle kucaklıyorum hepinizi… :)

14 Şubat 2011 Pazartesi

“Oysa Sevgili, Bir Tek Sevgili…”

Evet, kaldığımız yerden devam… Dedik ki “sevilen olduğunu bil, kendini affet, başkalarını affet, döngülerini temizle, değerini başkasına bağlama…” Bilenler bilir, ben çok severim bu “kendini sevme” mevzuunu.. O yüzden konuya devam etmek istiyorum.. Murathan Mungan şiirinde “oysa sevgili, bir tek sevgili nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini..” diyor.. Ah evet, bir tek sevgili ile her şey nasıl da değişiyor, hayat mana kazanıyor, güneş açıyor, kuşlar ötüyor.. Nasıl mutlu, coşkulu, heyecanlı, güçlü hissediyoruz; dünya gözümüze ne kadar da güzel görünüyor ve de nasıl her şeyi yapabilir gibi hissediyoruz kendimizi..

Ah nasıl da sevgi arsızıyız: Daha anamızın karnındayken alıyoruz sevilmenin tadını. Doğumumuzla dünya bizim etrafımızda dönmeye başlıyor. Herkes etrafımızda pervane.. Yediğimiz bir lokma, ağzımızdan çıkan bir kelime, bir gülüşümüz, nasıl da sevindiriyor herkesi; seviliyoruz…
Bazen de “yemeğimizi bitirmezsek / bir oyuncağı alsınlar diye diretirsek / erken yatmazsak” sevilmiyoruz. Bizi sevmeleri için annemizi, babamızı üzmemek gerekiyor; öğreniyoruz…
Zaman ilerledikçe aile çemberinin dışından da sevgi görmeye başlıyoruz. Okulda öğretmenimiz, arkadaşlarımız, komşu teyze, bakkal amca seviyor bizi. Bu sefer de yaramazlık yapmamak, saygılı olmak, ödevlerimizi yapmak gerekiyor daha çok sevsinler diye; öğreniyoruz…

Sonra ilk aşk, ilk yürek hoplamaları.. Sevdiğimiz kız yüz vermeyince “Ayşe beni sevmiyor” ile başlayan düşüncemiz ilerleyen yıllarda “zaten beni kimse sevmiyor” a dönüşüyor. Ahmet’i başka kızla gezerken görünce “benden hoşlanmadı, ben yeteri kadar güzel değilim” diyoruz, bunun sonraki zamanlarda dönüştüğü hal ise “ben sevilecek biri değilim” oluyor.. Bazen de sevgilimiz sevsin diye naz yapmamak, istediği şeylere hayır dememek, en ufak hatalar için özür dilemek gerekiyor; öğreniyoruz…

Tüm bunlar olup biterken aslında kendimize olan sevgimizi, saygımızı yitirdiğimizin, güvenimizi kaybettiğimizin, kendimizi değersiz gördüğümüzün farkına bile varmıyoruz.

Sonra birgün kendimizi “evlenecek kız yok / evde kaldım / bütün iyi erkekler evlenmiş / bu sene de bekar gezelim…” derken buluyoruz…

Bir başkasının bizi sevmesi ya da birini sevmek konularına o kadar takılıyoruz ki, aslında kocaman bir ayrıntı gözümüzden nasılsa kaçıyor: Biz kendimizi seviyor muyuz?

Çalışmalarımızda bunu konuştuğumuzda hemen tepkiyle karşılaşıyorum: “Tabii ki kendimi seviyorum, bunu da nerden çıkardın?”

Oysa ne diyor Murathan Mungan şiirin devamında: “Birgün baktım hiç korkmadan aynaya / orda yeniden gördüm kendimi..”

İçimizdeki en sevgiliyi ne kadar hatırlıyoruz??? Aslında içimizdeki çocuğu sevdiğimizde, ellerimizi, gözlerimizi, saçlarımızı, parmaklarımızı, bir bütün olarak bedenimizi, ruhumuzu, zihnimizi tam oldukları halleriyle kabul edip sevdiğimizde etrafımıza nasıl bir enerji yaydığımızı biliyor muyuz, bunun farkında mıyız? Lütfen aynaya baktığınızda orda yeniden görün kendinizi ve sevin.. “Seni seviyorum” deyin aynadaki yüze, hatta bir de makas alın yanağınızdan Her halinizi, her şeyinizi, hoşunuza giden gitmeyen tüm yönlerinizi, tüm yaptıklarınızı, başarılarınızı, aldığınız dersleri, tümünü sevin.. İnanın siz kendinizi sevdiğinizde herkes de sizi sevecektir..

Bir yazımda şöyle demiştim: “Sevgiliyle, eşle, çocukla, kucaktaki kediyle, saksıdaki çiçekle, en sevdiğimiz koltukta bir bardak çayla kendimizle, herkesle ve herşeyle sevgi ve uyum içinde olduğumuz sürece her gün sevgili bir gündür..” Ve siz de lütfen yaşadığınız her günün değerinin ve güzelliğinin farkında olarak kendinizi sevin ve kendinize özen gösterin. Biz kendimizi sevdik mi, herkes ve herşey öyle sevgili ki.. En sevgilinin içinizdeki siz olduğunu görün: “İşte sevgili, bir tek sevgili nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini…”

Ve şunu da lütfen hep hatırlayın: Sevgililerimiz, eski eşlerimiz dahil hayatımıza giren ve bir şekilde çıkıp giden tüm insanların bizden öğreneceği ya da bize öğreteceği bişeyler var.. Görevlerini tamamlayıp gidenleri sevgiyle uğurlayın.. Onlar gidince üzülüp ağlamak, yalnız hissetmek elbette çok doğal; yalnız buna çok takılıp kalmak yerine kendi varlığınızın farkında olun. Onların gitmesi siz hata yaptığınız için değil, bu size bir ceza da değil.. Birileri gidince siz eksilmiyorsunuz, bilakis siz olduğunuz halinizle tam ve mükemmelsiniz. O gitti diye değeriniz azalmıyor, siz olduğunuz halinizle değerlisiniz.. Ne diyor Mevlana:

“O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti.
Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.”
Sizi seviyorum, sevgimle kucaklarım hepinizi.. :)
“Sevmek, mucizevi bir ilaçtır. Kendimizi sevmek hayatımızda mucizeler yaratır.” Louise Hay

Bu Sene de Bekar mı Gezdiniz?

Etrafta bolca kırmızı kalp gördüğümüz günlerdeyiz. Peki bu kalpler sizde neyi çağrıştırıyor:

•“Seviyor ve seviliyorum, harika” mı diyorsunuz,
•“başarısız aşk hayatınızı” hatırlayıp üzülüyor musunuz,
•hayatınızda özel biri olsun olmasın, bundan bağımsız olarak “kendinizi seviyor musunuz”,
•yoksa “benim zaten birsürü derdim var, bir bu mu eksik” diyorsunuz?
Hadi gelin bir “sevgililer günü mucizesi”yaratalım:

Öncelikle lütfen “sevilen” olduğunuzu bilin. Daima şunu hatırlayın; siz sevilmeye layıksınız, bunu hakediyorsunuz ve öncelikle de Yaradan tarafından seviliyorsunuz. Annenizin, babanızın, arkadaşlarınızın size sevgilerini gösterdikleri, özel olduğunuzu hissettiğiniz anları hatırlayın. Hissettiğiniz bu sevgiyi çekin içinize ve içinize dolduğunu hissedin, ve de tutun orda.. Ne zaman kendinizi kötü hissetseniz çağırın bu hissi ve sevildiğinizi bilin. Geriye bir tek sizin kendi kendinizi sevmeniz kalıyor.

Kendinizi sevmek içinse önce şuna bir bakın: Geçmişte yaşadığınız, sizi üzen – inciten ilişkileriniz yüzünden kendinize kızıyor musunuz, “ne salakmışım, şu özelliğini görmemişim / beni üzmesine izin vermişim / boş yere uzatmışım” diyor musunuz? Cevabınız evetse ilk iş kendinizi affetmek.. Yaptığınız ve söylediğiniz herşey için kendinizi affedin..

Bundan sonra sıra sizi üzen kişiyi affetmeye geliyor. Zor olacak mı diyorsunuz, haklısınız. Çok üzüldünüz, çok gözyaşı döktünüz, yemeden içmeden kesildiniz. Burda lütfen şunu düşünün, affetmek karşınızdaki kişi için değil, kendiniz için yaptığınız bişeydir. Yaşadığınız acıyı ve kalp ağrısını taşımayı artık bırakırsınız, bu ilişkiden almanız gereken dersi alırsınız ve yolunuza devam edersiniz. İşte bunun için affetmek, duyduğumuz tüm olumsuz hisleri serbest bırakıp şifalandırmak çok önemli ve gereklidir. Kendinizi daha yüksek bir enerji ve farkındalık seviyesine çıkarırsınız.

Yaşadığınız aynı tipteki ilişkiler döngüsüne bir bakın.. Ne tip insanları kendinize çekiyorsunuz, ilişkileriniz ne şekilde başlıyor ve bitiyor? Benzer noktaları listeleyin, işte size temizlemeniz / şifalandırmanız / değiştirmeniz gereken inançlar, davranışlar…

Hayatımızda biri olduğu zaman kendimizi iyi, değerli, tam ve mutlu hissederiz. Oysa bu doğru değil. Hayatımızda biri olsun olmasın biz değerli ve tamız. Lütfen değerinizi, mutluluğunuzu bir başkasına bağlamayın. Önce kendi varlığınızı kutlayın, sevdiğiniz sevmediğiniz özelliklerinizi yazın, “kendinizi tam olduğunuz gibi sevin ve kabul edin”. İşte bunu yaptığınız anda muhteşem bişey yapmış olursunuz..

Yaşamak istediğiniz ilişkiyi en doğru zamanda, en güzel ve kolay şekilde hayatınıza çekebilirsiniz. Lütfen bunun olabileceğine inanın, güvenin ve sabırlı olun. Daima hatırlayın; sevgi sizinle ve sizde başlar. Siz kendinizi sevdiğiniz ve kabul ettiğiniz zaman sevildiğiniz, kabul edildiğiniz, takdir edildiğiniz ve onurlandırıldığınız ilişkiyi de çekersiniz. Ben bunu başardığımda 35 yaşımdaydım..

Sevgimle kucaklarım…

2 Şubat 2011 Çarşamba

Şubat Ayı Bitmeden Yapılacaklar

“Gönlümüzce ve mutlu bir hayat yaşamanın sırrı sahip olduklarımızın ‘çok’ değil, ‘yeterli’ olmasıdır” demiş ve eklemiştim: “Biraz sakinleşip dinginleşmeye ne dersiniz? Yaşamınıza biraz çekidüzen vermek, biraz “sade” yaşamak size nasıl geliyor?”

Bu amaca hizmet etsin diye her ay için hazırlayacağım “bu ay bitmeden bunları yapın” listelerinde Şubat ayındayız. 3 Şubat Perşembe günü başlayacak olan Çin Yeni Yılı için bereket kavanozları hazırlamayı unutmayın diyor ve Şubat ayı bitmeden yapılacakları listeliyorum:

1. Çocukken yapmak isteyip de yapamadığınız bişeyi yapın ya da alınmasını istediğiniz ama alınmayan bişeyi alın.
2. Çok vaktiniz olduğunu bilin ve kabul edin; hergün herkes için 24 saattir..
3. Geçen ay bir hedefiniz için plan yapıp planınızı belli aralıklara bölmüştünüz ya, artık hedefe yürüme zamanı. Haydi eyleme geçin..
4. Ertelediğiniz şeyler için bahane bulmayı bırakın.
5. İşlerinizi acil / acil değil; önemli / önemli değil olarak ayırın ve buna göre yapılacak işler listenizi sıralandırın.
6. Sevdiğiniz bir arkadaşınızla buluşun.
7. Sürekli ertelediğiniz birşeyi adım adım yapılacak bir şekilde planlayın.
8. Daha önce hiç okumadığınız türde bir kitap okuyun.
9. “Yapamayacağınıza” dair inancınızı “yapmaya niyet ediyorum / yapmayı seçiyorum / yapmak için kendime izin veriyorum / yapacağıma inanıyorum”a çevirin.
10. Kanapenizin altına tıktıklarınızı temizleyin / düzenleyin.
11. Giysilerinizi size en kolaylık sağlayacak şekilde dolaplarınıza / çekmecelerinize yerleştirin: Renklerine göre(siyah – beyaz – diğer renkler) ya da şekillerine göre (gömlek, kazak, ev giysisi – iş giysisi gibi) gibi..
12. Sevgililer Günü için kendinize kalp şeklinde bir kek yapın.
13. Birine kızdığınızda aslında hangi ihtiyacınızın karşılanmadığına bakın.
14. Geçen aydan dosyalanmayı bekleyen tüm evrakları dosyalayın.
15. Kendinizi sevin, siz kendinizi severseniz başkaları da sizi sever!..
16. Hangisi olmak istediğinize karar verin: Sürekli bişeyler isteyip bişey yapmayan biri mi, isteklerini plana döken biri mi?
17. Evinizdeki aksesuar ve süs eşyalarını elden geçirin, sadece en sevdiklerinizi tutun, diğerlerini verin / hediye edin.
18. Hayattaki 3 önceliğinizi belirleyin, bu işlerinizi planlarken işinize yarayacaktır.
19. Bedeninizi hiç dinliyor musunuz, belki size bişey söylemeye çalışıyordur. Ayaklarınız niye ağrıyor, ya sırtınız neden sürekli tutuluyor?
20. Eskiden beğendiğiniz ama artık modası geçmiş ya da tarzınız olmayan 5 şeyi elden çıkarın.
21. Yapılması gereken çok iş olduğunu ama zamanınızın çok az olduğunu ya da olmadığını düşünüyorsanız, kendinize sadece 10 dakika verin ve neler yapabildiğinizi görün!..
22. Kırmızı ışıkta her durduğunuzda şükrettiğiniz bişeyi söyleyin.
23. Hergün 1 meyve yiyin.
24. Dondurup saklayabileceğiniz yiyecekleri çokça pişirin, bir başka gün için hazır olsun.
25. Yaptıklarınızı, hayallerinizi, düşüncelerinizi, duygularınızı not ettiğiniz bir defter tutun, belli aralıklarla okuyup ne kadar yol aldığınızı görün.
26. 1 hafta boyunca hiçbir vitrine bakmayın.
27. Evde değiştirilmeyi / onarılmayı bekleyen neler var: Patlayan ampul, damlayan musluk, kapının kolu…
28. 1 demet nergis alın.
29. Sevdiğiniz birini kucaklayın ve hemen bırakmayın.

Evet benden bu kadar, nasıl buldunuz listemizi, haydi siz de kendi maddelerinizi ekleyin..

Sevgimle kucaklarım..

24 Ocak 2011 Pazartesi

Dersini Almış da Ediyor Ezber…

2010 benim için güzel bir yıldı, verimliydi, yapmak istediklerimin çoğunu yaptım. Yapamadıklarım için de dersimi almış olmanın verdiği netlikle hedefte / planda / atılacak adımlarda ne gibi değişiklikler olması gerektiğini düşündüm, tasarladım.

Bugün sizlerle pek çoğumuzu bişeyler yapmaktan alıkoyan, bir problem olarak gördüğümüz ve aslında kendimizi geliştirmek için önemli bir dönemeç olabilecek bu “derslerden” bazılarını paylaşmak istiyorum:

1. İç Sesinize Güvenin

Hani bir konuda karar vermeniz, bir şey yapmanız, bir şey söylemeniz gereken hallerde “içinizden bir ses” yap / yapma / git / söyle / … der de siz onun tam tersini yaparsınız. Ve de yanlış yaparsınız. Eminim size de olmuştur, sınavda “a” seçeneğini seçersiniz, sonra soruya tekrar dönüp “b” yi işaretlersiniz. Oysa ki doğru cevap “a”dır.. Hayatta da böyle oluyor, biz içimizden geçeni duymazdan gelip, gidip başka bir şey yapıyoruz ve de sonunda üzülüyoruz. Zaman ya da para kaybediyor, mutsuz oluyor, kızıyoruz. Elbetteki araştıralım, alternatifleri değerlendirelim, bunların yanında da iç sesimize güvenelim. Bişeyler içinize sinmiyor, sizi huzursuz ediyorsa mutlaka içinize dönüp bakın derim..

2. Yardımseverliğiniz Zayıflığınız Haline Gelmesin

Bazen sırf birine yardım olsun diye yaptığınız bişeyin, bir süre sonra “göreviniz” haline geldiği oluyor mu? Özellikle iş hayatında sık rastlanılan bir durumdur bu. Bakarsınız ki sizinle hiç alakası olmayan bir iş, sizden beklenen ve yapmadığınızda da eleştirildiğiniz bir durum haline gelmiş. Ya da aile içindeki bazı görevlerde, arkadaşlarınızla bazı paylaşımlarda da buna benzer hallerle karşılaşabilirsiniz. Sizden beklenenleri, yapabileceklerinizi, yapamayacaklarınızı iyice belirleyin, sınırlarınızı çizin. Tabii ki istisnai durumlar yaşanabilir, bazı nedenlerle bilmediğimiz ya da istemediğimiz şeyleri yapmak zorunda kalabiliriz. Genel kuralı koymak sizin elinizde ve sorumluluğunuzda, yoksa başkalarının kurallarına uymak durumunda kalırsınız.

3. Fişi Ne Zaman Çekeceğinizi Bilin

Zamanlama hayatımızın en hayati konularından.. Ne zaman duracağınızı bilmek, ne zaman başlayacağınızı bilmek kadar önemlidir. Bakın en çok;

* Ne zaman yardım önermeyi bırakacağımız,

* Ne zaman ilişkimizi bitireceğimiz,

* Ne zaman işimizden ayrılacağımız,

* Ne zaman “hayır” diyeceğimiz,

* Ne zaman insanlara sorumluluklarını teslim edeceğimiz

konularının zamanlamasında sıkıntı çekiyoruz. En uygun ya da en gerekli an’ı çeşitli nedenlerle ya da bahanelerle geciktiriyor sonra da daha çok acı çekip üzülüyoruz. Doğruyu yapmak adına kendinizi geciktirmeyin, ne zaman fişi çekeceğinizi bilin.

4. Dersini Almış da Ediyor Ezber

Hep diyorum ya, olmayana “başarısızlık” diye değil de “ders” diye bakınca hem insan kendini paralayıp yerden yere vurmuyor; hem de daha net bakıp daha güzel anlıyor / görüyor olup biteni. Velhasıl aslında gerçekleştiremediklerimiz bir “hediye” aslında.. Yeter ki “bu da ne?” değil, “bunu nasıl kullanabilirim?” diye bakın.. Başaramadığınız şey sizin kim olduğunuzu / olmadığınızı göstermez; gelecekte daha iyi seçimler yapmak, daha güzel kararlar verebilmek için kullanabileceğiniz bir derstir…

Hadi siz de kendi derslerinizi ekleyin bunlara, öğrendiklerimizi paylaşarak çoğalalım…

Sevgimle kucaklarım :)

“Yaptığımız hatalar hayatımızın hayati parçalarını, hatta bazen hayatımızın en iyi parçalarını oluşturur.” Ellen Goodman

PS 1: Bu aralar biraz heyecanlı, biraz meraklıyım; yüreğimde pır pır kelebekler uçuşmakta… İnsanlık için küçük ama benim için büyük bir adım atmak üzereyim, onun tatlı telaşı var… Beni izlemeye devam edin, pek yakında sinemamızda… :)

PS 2: Sizlere bir de hediyem var: 4 hafta sürecek bir e-kurs.. 2011 hedeflerinizi gerçekleştirirken izleyeceğiniz bir yol haritası… Kursumuz Çin Yeni Yılının başlangıcı olan 3 Şubat Perşembe günü başlıyor. Her hafta Perşembe günü (3, 10, 17, 24 Şubat) konular ve o haftaya yönelik ödevleriniz mail yoluyla sizlere ulaşacak. Kursu takip etme süreci çok kolay; konular geldikçe kendiniz için notlar alabilir, yüksek sesle okuyabilir ya da resimler çizerek imgeleme yapabilirsiniz. Bu ÜCRETSİZ kursa katılmak istiyorsanız lütfen ncigdematabey@gmail.com adresine mesaj gönderin.

Bu Ay Bitmeden Bunları Yapın

Gönlümüzce ve mutlu bir hayat yaşamanın sırrı sahip olduklarımızın “çok” değil, “yeterli” olmasıdır:

•Hayatınız size karmaşık geliyorsa,
•ne istediğinizden emin değilseniz,
•parasal durumunuz pek de parlak görünmüyorsa,
•herşeyden sıkıldığınızı düşünüyorsanız,
•ailenizle ve arkadaşlarınızla ilişkileriniz bozulmuş ya da yok denecek kadar azalmışsa,
•zaman hiç yetmiyorsa,
•sürekli bir yerleriniz ağrıyorsa,
•kendinize herhangi bir aktivite için ayıracağınız 5 dakikanız yoksa
birşeyler yetersiz hale gelmiş demektir ve acilen bir düzenlemeye gitmek gerekir. Bunun için biraz sakinleşip dinginleşmeye ne dersiniz? Yaşamınıza biraz çekidüzen vermek, biraz “sade” yaşamak size nasıl geliyor?

İşte buna hizmet etsin diye her ay için “bu ay bitmeden bunları yapın” listeleri hazırlıyorum. Bu ay biraz geç oldu, kusura bakmayın artık. Bundan sonra her ayın ilk haftası listeniz gelecek.. Sizler de kendi maddelerinizi ekler ve bizlerle paylaşırsanız çok memnun olurum..

İşte Ocak ayı bitmeden yapılacaklar:

1.Her hafta için basit bir hedef belirleyin. Mesela benim bu hafta için hedefim Şubat ayı listesini bitirmek.
2.Haftasonu için keyifli bir plan yapın, ayda en az 1 haftasonu.. Biz bu haftasonu arkadaşlarımızla kahvaltı yapacağız.
3.Hergün sizin için uygun bir zamanda (sabah uyanınca, öğle tatili, gece uyumadan evvel…) 5 dakika sessizce oturun.
4.Arkadaş / larınızı evinize davet edin; kahve içmek, “tabu” oynamak,….. için.
5.3 şey için para harcamayıp o parayı “acil durum parası” olarak ayırın: Evde yemek varken dışarda yemek yemeyin, gereksiz yere taksiye binmeyin, indirimde diye çok da ihtiyacınız olmayan kazağı almayın.
6.Uzun süredir aramak isteyip de ertelediğiniz birini arayın.
7.Enerjinizi yükselten bir arkadaşınızla sohbet edin.
8.2011 evraklarınız (faturalar, makbuzlar, sağlıkla ilgili tahlil neticeleri.. vs) için bir dosya yapın.
9.Epeydir seyretmek istediğiniz bir filmi seyredin.
10.Adres / telefon listenizi güncelleyin.
11.Bişeyi kutlayın: 1.sınıftaki çocuğunuzun okuduğu 20. kitabı, arkadaşınızın geçtiği bir sınavı, başka bir arkadaşınızın emekli olmasını.. vs..
12.Hergün beğendiğiniz, hoşunuza giden ya da şükrettiğiniz bir şey için 1 cümle yazın.
13.Kızdığınız birine olan duygularınızı serbest bırakın, acı çekmek zorunda değilsiniz.
14.Bu yıl gitmek, görmek, gezmek istediğiniz yerleri listeleyin (gelecek aylarda hangilerine gidebileceğinize bakacaksınız )
15.Modunuz düştüğü zaman kendinize sorun: “Şu an ne hissediyorum?” Hissinizi bulmak ve adını koymak çok önemlidir.
16.Evde en çok arayıp da bulmadığınız 5 şeyin yerlerini netleştirin.
17.Çorap / çamaşır / tshirt çekmecelerinizi düzeltin.
18.Kullanmadığınız giysi, ayakkabı ve takılarınızı elden geçirin; verin / tamir ettirin / atın..
19.Yatak odanızdaki alakasız şeyleri (faturalar, ütülenmeyi bekleyen giysiler.. ) yerlerine götürün.
20.Bir hedefiniz için plan yapın ve planınızı belli aralıklara bölün: İlk 2 hafta hazırlık (ne, nasıl, ne zaman, kim tarafından yapılacak gibi), 2 hafta X konusunun araştırılması, 1 hafta bilgilerin toparlanması.. .gibi..
21.Sizi arayıp da dönemediğiniz kişileri arayın.
22.Sıcak çikolata / sahlep için..
Evet, benden bu kadar, nasıl buldunuz listemizi?

Sevgimle kucaklarım..

10 Ocak 2011 Pazartesi

Mutlu Olmak İstiyorsanız...

Mutluluk Projesi etkinliğimiz Ankara grubumuzda gittikçe daha verimli ve keyifli hale geldi. Dün 4. toplantımızı gerçekleştirdik. Mutlulukla ilgili bazı temel başlıkları konuştuk, sonunda da yeni yıl meditasyonu yaptık.. Şimdi bu başlıkları sizlerle de paylaşmak istiyorum:

1.Değiştirebileceğiniz tek kişi sizsiniz, başkalarını değiştirmeye çalışmayı bırakın. Siz değiştikçe onlar da değişir.
2.Kendiniz için üzülmeyi bırakın. Kolayı seçmeyin, hayatınızın kurbanı değil, kahramanı olun. Yapabilirsiniz, inanın.
3.Hayatınızdaki herşey için şükredin. Sizin sahip olduklarınızın adını bile bilmeyen milyonlarca insan var bu dünyada.
4.Daha çok “hayır” deyin. Hayatınızın merkezinde siz olun, sınırlarınızı çizin ve diğer insanların da bu sınırları bilmesini sağlayın.
5.Amacınızı bulun, sizi sabah yataktan kaldıran şey nedir?
6.Akışta olmayı öğrenin, olan herşeyin bir nedeni vardır, direnmeyi bırakın, serbest bırakın gitsin…
7.İnsanlara ufak şeyler yapın (iltifat edin, selam verin) ya da verin (pişirdiğiniz yemekten komşunuza verin, kendinize alırken annenize de bir çift çorap alın); paylaşın. Verdikçe gelir, paylaştıkça çoğalır.
8.An’da olun, mutluluk şimdidedir.
9.Yapamam deyip kendinize sınır koymayın, yapmadan yapamayacağınızı bilemezsiniz.
10.Madalyonun iki yüzünü de görün, farklı açılardan bakmaya çalışın, empati yapın.
11.Daha sosyal olun, yardım istemekten çekinmeyin. “Yardım istersem beceriksiz ya da aciz görünürüm” diye düşünmeyin. Herşeyi tek başınıza yapmanız gerekmiyor.
12.Mutlaka bir hayaliniz olsun. Gerçekleşmese de olur!..
13.Daha çok sevin, kendinizi ve herşeyi.. Her sabah aynada gözlerinizin içine bakıp “seni seviyorum” deyip yanağınızdan bir makas alın.
14.İletişime dikkat et, ne söylediğiniz değil nasıl söylediğiniz insanları etkiler.
15.Niyet edin, bu nereye gideceğinizi belirler. Niyetiniz geleceğinizi planlamanızı sağlar. Planınızı da küçük adımlara bölün, hatırlayın yemeğinizi lokma lokma yiyorsunuz. Ve de eyleme geçin, kuru kuru plan da işe yaramaz, çalışmak lazım!
16.Küçük şeylerden mutlu olun; bir bardak çayla, keyifli bir sohbetle, yağmurda ıslanmış toprağın kokusuyla..
17.Olanı olduğu gibi kabul edin, dersinizi alıp geçin.
18.Spor yapın, sağlıklı beslenin.
19.Önceliklerinizi belirleyin, planınızı yapın. Kendi planınız olmazsa başkalarının planlarına dahil olursunuz.
20.Gülün, tadını çıkarın. BU HAYAT SİZİN!
Şunları lütfen bırakın:

1.Herşeyi kontrol altında tutma çabanızı,
2.Suçluluk duymayı ve karşıdakini suçlu hissettirmeyi,
3.Kendinizi sürekli başkalarıyla karşılaştırmayı,
4.Başkaları üzülmesin ya da ayıp olmasın diye istemediğiniz şeyleri yapmayı,
5.“Kurban” rolü oynamayı,
6.Başkaları için “kahraman” rolü oynamayı,
7.Başka insanları ve şeyleri suçlamayı,
8.“Haklı olma” ihtiyacınızı,
9.Soruna odaklı olmayı..
Bırakın gitsinler..

Geleceğinizle ilgili yeni hedefler koyarken de bir defter edinin ve:

1.Önce elinizde olan en az 7 şeye şükran duygunuzu belirtin.
2.Başardığınız için kendinizle gurur duymanızı sağlayan en az 7 şeyi listeleyin.
3.Kişisel gelişim, sağlık, iş, para, ilişkiler, aile, arkadaşlar, eğlence ve fiziksel çevre alanlarında tamamlamak, başarmak ya da atılım yapmak istediğiniz şeyleri yazın. Ve bunları yapabilmek için geliştirmeniz gereken niteliklerinizi belirleyin.
4.Bunlar için destek almanız ya da bir rehbere ihtiyaç duyduğunuz konuları belirleyin. İstediğiniz her zaman ben burdayım.
“Olmasını istediğim şu şu konular var / şunları değiştirmek istiyorum / artık bunları yaşamak istemiyorum, sizinle çalışmaya başlarsak bunların gerçekleşeceğini garanti eder misiniz?” diye düşünüyorsanız cevabım kısa ve net:

Garantili olan tek şey; şu ana kadar yaptıklarınızı yapmaya devam ederseniz şu ana kadar elde ettiklerinizi yaşamaya devam edeceğinizdir. Değişik sonuçlar için değişik birşeyler yapmalısınız. Aynı şeyleri yaparak farklı neticelere ulaşacağınızı düşünüyorsanız, üzgünüm ama yanılıyorsunuz..

Mutlu haftalar..

Sevgimle kucaklarım.. :)

28 Aralık 2010 Salı

Zaman Değil Sevgilim Geçip Giden Habersiz…

Bitti bitiyor derken 2010’un da sonuna geliyoruz. Değişik umutlarla, hayallerle başladık, hedeflerimiz planlarımız vardı. Mesela ben 2010 listeme şunları yazmıştım:

•Z Point eğitimi
•Reiki eğitmenliği
•Bir grup çalışması
•Haftasonlarının daha verimli kullanılması
•Arkadaşlarımla düzenli görüşmeler
•Ayda 3 kitap okuma
Z Point eğitimimi tamamlayıp Türkiye’nin ilk sertifikalı Z Point koçu olduğumu ve Reiki Master / Teacher olduğumu söylemiş miydim? Bunların dışında bir de İsim Koçluğu geldi ki, bu listede yoktu.. Bir grup çalışması yapmayı çok arzu ediyordum ama konusunu, zamanını, formatını hiç bilmiyordum. Mutluluk Projesi kitabını okuduktan sonra bununla ilgili bir grup çalışması yapma fikri oluşuverdi. Haftasonlarımı daha düzenli ve verimli kullanıyorum, hem bişeyler yapmak, hem de dinlenmek adına.. Üniversiteden arkadaşlarımla düzenli buluşmayı sağlamak için “altın günü” yapıyoruz :) Bazı aylar 1 ya da 2′ye düşmekle beraber tatillerde artırarak belli sayıda kitap okuma hedefime de ulaştım..

Peki siz listenizdekilerin kaçını gerçekleştirdiniz, neler kaldı yapamadığınız, hangilerinin olmayacağına kanaat getirdiniz bir bakalım:

•Sağlığınız nasıl, sigarayı bıraktınız mı, ya vermek istediğiniz kilolar duruyorlar mı hala yerlerinde?
•Eşinize / sevgilinize, çocuklarınıza, arkadaşlarınıza daha çok vakit ayırıp onlarla kaliteli zaman geçirebildiniz mi?
•İstediğiniz kitapları okuyabildiniz mi, yoksa hala kapakları açılmayı mı bekliyor?
•Patronunuzla daha iyi anlaşıyor, elemanlarınıza söz geçiriyor musunuz?
•Borçlarınızı ödediniz, hatta bir kenara para koymaya başladınız mı?
•Evinizi istediğiniz gibi lila rengine boyadınız mı bu yaz, yoksa seneye mi kaldı?
•Kararlarınızı uyguladınız mı yarıda mı bıraktınız?
•Ve en önemlisi kendinizi yapamadıklarınız, bitiremedikleriniz, başaramadıklarınız yüzünden hırpalıyor musunuz, yoksa dersini almanın olgunluğu ve güveniyle yola devam mı ediyorsunuz?
Bunların arasından 2011’e kalanlar olabilir ve eminim 2011 için koyduğunuz yepyeni hedefleriniz vardır. Hedeflerinizi gerçekleştirmek, hayatınızda bişeyleri değiştirmek ve dönüştürmek adına faydalı olacağına inandığım bir yol haritası paylaşmak istiyorum:

1. 2010’daki en büyük 3 başarınızı belirleyin. 2010’un sizin için zor bir yıl olduğunu bile düşünseniz eminim kendinizle gurur duymanızı sağlayacak başarılı bişeyler mutlaka vardır.

2. Herbir başarınızdan ne öğrendiğinizi analiz edin. Bu başarıların size kattıkları ve öğrettikleri ne oldu?

3. 2010’daki en büyük hayalkırıklığınızı tespit edin. Hangi konuda sükut-u hayale uğradınız, bir inceleyin.

4. Her hayalkırıklığından ya da ulaşılmayan
sonuçtan ne öğrendiğinize bakın şimdi de.. Hepimizin kendimizce başarısızlıkları var… Burada önemli olan bunun nedenlerini analiz edip, neleri daha farklı yapabileceğinizi düşünüp, bunlardan gelecekte nasıl kaçınabileceğinizi bulmaktır. Yani başarısızlığa değil, aldığınız derse odaklanın.

5. Kendinize nasıl sınırlar çizdiğinize, kendinizi nasıl engellediğinize ve hatta durdurduğunuza bakmak ister misiniz? İnanın bu çok önemli. Ve inanın sizi en çok engelleyip, sınırlar koyan yine sizsiniz..

6. Bütün bu bilgileri gözden geçirin; bu sorularla daha önce farketmediğiniz neler öğrendiniz? Bu sadece kendinizi daha iyi tanımak için değil, aynı zamanda 2011’de hayatınızda fark yaratabilmek için de gerekli.

7. Ve geldik en önemli adıma: Bu edindiğiniz bilgileri 2011 için kullanın. Eylem planınızı, zaman çizelgenizi yapın ve daha iyi bir siz yaratın!

* Hedefinizi açık ve net bir şekilde tanımlayın.

* Neden bu hedefe ulaşmak istediğinizi yazın: Kendinizi mutlu mu hissedeceksiniz, terfi etmeniz için bu eğitimi almanız mı gerekiyor, sağlıklı mı olacaksınız..?

* Hedefinizin ölçülebilir olmasına dikkat edin: 1. dönem 5 dersten geçmek, 7 kilo vermek, haftada bir sinemaya gitmek, ayda 2 kitap okumak gibi..

* Hedefinize ne zaman ulaşacağınızı belirleyin: Bahar geldiğinde demeyin 1 Nisan 2011 deyin, yıl bitmeden yerine 30 Kasım diyebilirsiniz.

* Hedef cümlenizi ZATEN buna sahipmişcesine yazın: 1 Nisan 2011’de 55 kilo olduğum için çok mutluyum..

* Hedefe varmak içim yapmanız gerekenleri planlayın, gerekli hallerde planınızda değişiklik yapacak esnekliğe sahip olun.

* Hedefinizle ilgili yazabilir, kestiğiniz resimlerle yaratıcı imgeleme yapabilir ya da meditasyon çalışması yapabilirsiniz. Hissedin, görün, işitin!…

* Kendinize söz verin.. Bu sizin hayatınız, sizin hedefiniz ve bunu kendiniz için yapıyorsunuz.

* Hedefe ulaştığınızda bunu kutlayın..

Olmak istediğiniz kişi olmanız için, istediğiniz hayatı yaşamanız için bugüne kadar yapmadığınız bişeyler yapmanız gerekiyor. Hazır mısınız? Ee hadi o zaman.. Takvimler faydalıdır ama aslolan ŞİMDİ’dir. O yüzden BUGÜN BAŞLAyın.. Hazırlıklarınızı yapın, yol haritanızı çizin, size gerekli olacak donanımı hazırlamaya başlayın… SİZ İSTEDİĞİNİZ VAKİT, EVREN DE BÜTÜN İMKANLARINI SİZİN İÇİN SEFERBER EDECEKTİR.

Hayatınızda olan olmayan şeyler için kendinizi ve başkalarını suçlamaktan vazgeçin; SORUMLULUĞUNUZU ALIN, GÜCÜNÜZÜN FARKINA VARIN ve imkansız gibi görünen şeyleri YAPABİLECEĞİNİZİ BİLİN.

HAREKETE GEÇ
me zamanı, HAYATTAN KEYİF ALmak sizin de hakkınız.

Yeni yıl hepimize mutlu, uğurlu ve hayırlı OLsun… Sağlık olsun, başarı olsun, bolluk bereket olsun, huzur ve keyif dolsun, aşk olsun, e daha ne olsun…

Sevgimle kucaklarım…